Konuşmasında mahkeme kararlarıyla çalkalanan CHP'deki liderlik krizine de değinen Güler, genel merkezde yaşananların AK Parti ile hiçbir bağının bulunmadığını vurguladı. İşte Abdullah Güler’in Sivas’taki istişare toplantısında yaptığı o çarpıcı açıklamaların satır başları...
"Af Değil, Pişmanlık ve İyileşme Odaklı Düzenleme"
Sivas'ta basın mensuplarının "Gündeminizde af var mı?" sorusunu yanıtlayan TBMM AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, bir hukukçu olarak kamu vicdanını yaralayacak adımlara karşı olduğunu belirtti. Ceza adaletinin toplumun meşruiyeti açısından şart olduğunu ifade eden Güler, şunları söyledi:
"İnfaz Kanunu Daha Adil ve Sade Olmalı" "Biz affı değil; insanların pişmanlığıyla beraber sağlık sebepleri varsa tedavi edilmesi, psikolojik destekle beraber bir daha suç işlemeyeceğine dair bir kanaat oluşturulması ve koşullu salıverme şartlarının yerine getirilmesini önemsiyoruz. Af gelmeyecek, asla öyle bir düşüncemiz yok. Ancak koşullu salıverme şartlarında; infazın, infaz kanununun daha sade, daha adil, daha eşitlikçi ve suç ayrımı olmaksızın her türlü mahkumiyet halinin desteklenmesi ve iyileştirilmesi yönünde bir çalışmayı önemsiyor ve üzerinde çalışıyoruz."
Son İnfaz Değişikliği Geçtiğimiz Yıl Yapılmıştı
Kamuoyunda "10. Yargı Paketi" olarak bilinen ve geçtiğimiz sene yürürlüğe giren son infaz düzenlemesi, adalet sisteminde önemli köşe taşlarını yerinden oynatmıştı. Geçen yıl yasalaşan o pakette şu maddeler öne çıkmıştı:
Cezaevinde Kalma Şartı: Denetimli serbestlikten yararlanacak hükümlüler için koşullu salıverilme tarihine kadar olan sürenin en az onda birini cezaevinde geçirme zorunluluğu getirildi.
Konutta İnfaz: Hasta, yaşlı ve hamile hükümlüler için evde infaz imkanının kapsamı genişletildi.
Esnek Usuller: Hafta sonu ve gece infazı gibi uygulamalarda esnekliğe gidildi. Güler, yeni çalışmanın bu sistemi daha da sadeleştireceğini belirtti.
"CHP’de Yaşanan Olayların Bizimle Uzaktan Yakından Alakası Yok"
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin kurultay iptali kararının ardından CHP'de baş gösteren çift başlılık ve genel merkez krizine dair eleştirileri yanıtlayan Güler, muhalefetin kendi iç hesaplaşmalarını AK Parti'ye fatura etmeye çalıştığını söyledi:
"Dava Yıllar Önce Kendi İçlerinde Açıldı": "CHP'de yaşanan olaylar üzerinden bizi bir şekilde işin içine katmaya çalışıyorlar ama bizimle alakası olan şeyler değil. Bu davayı yıllar önce açanlar bizzat Cumhuriyet Halk Partisi delegeleri, il başkanları ve belediye başkanlarıdır. Yerel mahkeme ret vermiş, istinaf ise başka bir karar çıkardı. Yargının kararını beğenmeyebilirsiniz ama bunun takip edileceği yer yargı mercileridir, siyaseten söyleyeceğiniz şeylerin önemi yok. Şu anda resmi olarak mahkemenin verdiği karar, eski yönetimin CHP genel merkezine geldiğidir."
"Grup Başkanları Genel Başkana Bağlı Çalışır"
Özgür Özel’in genel başkanlık koltuğunu kaybetmesi durumunda CHP Grup Başkanlığı görevini nasıl yürüteceğine yönelik bir soruyu da kendi konumundan örnek vererek açıklayan Abdullah Güler, tüzük kurallarına dikkat çekti:
"Talimat ve Emirlerle Mesuldür": "Ben de bir grup başkanıyım. Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan milletvekili olmadığı için Meclis'te grubu temsilen ben görev yapıyorum. Hem AK Parti tüzüğünde hem de CHP tüzüğünde kural nettir: Grup başkanı, genel başkana bağlı olarak çalışır. Yani onun talimat ve emirleriyle mesuldür. Genel başkan neyin gündem olmasını istiyorsa, talimatına uygun yapmak zorundasın. 'Burası benim kendi alanım' diyemezsin, tüzüğe göre genel başkan ya o haliyle kabul eder ya da görevden alır" dedi.




