Sarı-kırmızılı ekibin Şampiyonlar Ligi'nde ev sahibi olduğu müsabakalarda rakip oyuncuları baskı altına almak için stadyum akustiğine dışarıdan müdahale ettiği yönündeki söylentiler, spor kamuoyunu meşgul etmeye devam ediyor. Son olarak 13 Ekim 2026 tarihinde İspanyol devi Barcelona'ya karşı alınan 4-1'lik yenilgi sonrası stadyum büyük oranda boşalmasına rağmen yayıncı kuruluş mikrofonlarına yansıyan şiddetli ıslık uğultusu, şüpheleri yeniden artırdı. Sosyal medyadaki tepkilerin ardından gözler, Avrupa futbolunun patronu UEFA'nın stadyum içi anons ve yayın sistemlerine yönelik bağlayıcı regülasyonlarına çevrildi.
GALATASARAY HOPARLÖRDEN ISLIK SESİ Mİ VERİYOR: UEFA TALİMATLARI NE DİYOR?
Avrupa maçlarında uygulanması zorunlu olan UEFA Güvenlik ve Emniyet Talimatı, bu tür tartışmalara 43. madde üzerinden net bir sınır çiziyor. İlgili kuralın 43.03 numaralı bendinde, stadyumdaki genel ses sisteminin ev sahibi takıma avantaj sağlayacak şekilde kullanılamayacağı, tüm anons ve yayınların mutlak suretle tarafsız bir çizgide kalması gerektiği vurgulanıyor. Rakip takımın motivasyonunu kırmak maksadıyla tesisat üzerinden kaydedilmiş bir protesto veya yuhalama sesinin stadyuma verilmesi, bu tarafsızlık ilkesinin doğrudan ihlali anlamına geliyor. Buna karşın ortada henüz resmi bir kural ihlali kaydı bulunmuyor. Organizasyonun işleyişinden kulüp personelleriyle birlikte ev sahibi takım sorumlu olsa da, ses mikserinde o an hangi kanalların açık olduğuna veya suni bir oynatma yapılıp yapılmadığına dair bağımsız bir teknik inceleme henüz yapılmış değil.
BARCELONA HEZİMETİ SONRASI İSPANYOL BASINI İDDİALARI KÖRÜKLEDİ
Yapay atmosfer tartışmasını zirveye taşıyan ana unsur, Barcelona karşılaşmasının bitiş düdüğünün ardından TRT ekranlarına yansıyan anlar oldu. Taraftarların RAMS Park'ı terk ettiği dakikalarda yayında duyulmaya devam eden yüksek desibelli ıslıklar, İspanyol medyasının da radarına girdi. Mundo Deportivo gazetesi, 14 Ekim tarihli yayınında seyircilerin cep telefonu kameralarıyla kaydettiği görüntülere yer vererek, seslerin doğrudan hoparlör sisteminden geldiğine yönelik kuşkuları okuyucularıyla paylaştı. Fakat yansıyan bu gürültünün televizyon yayın aracındaki teknik bir sızıntıdan mı, yoksa doğrudan stadyum hoparlöründen mi kaynaklandığı sorusu yanıtsız kalmaya devam ediyor.
NORVEÇLİLERİN SUÇLAMASINA LİVERPOOL ÖRNEĞİ İLE YANIT GELMİŞTİ
Aslında bu şüpheler ilk olarak sarı-kırmızılıların 23 Ekim 2025 tarihinde Bodo/Glimt ekibini 3-1 mağlup ettiği Şampiyonlar Ligi mücadelesinde patlak vermişti. Karşılaşmayı izleyen Avisa Nordland muhabiri Freddy Toresen, katıldığı Studio Glimt isimli podcast yayınında stadyumdaki kulakları sağır eden gürültüde hoparlör desteği olabileceğini iddia etmişti.
O dönem İskandinav basınında geniş yankı uyandıran bu sözlere, Galatasaray Medya ve İletişim Sorumlusu Coşkun Gülbahar Norveç'in popüler gazetelerinden Dagbladet aracılığıyla yanıt vermişti. Stadyumdaki atmosferin tamamen taraftarın eseri olduğunu belirten Gülbahar, elektronik bir müdahale iddialarını kesin bir dille reddetmişti. Benzer akustik şovların geçmişteki Avrupa gecelerinde, özellikle de Liverpool karşılaşmasında aynı şiddetle yaşandığını hatırlatan kulüp yetkilisi, stadyumdaki desibel seviyesinin yapay değil tamamen organik olduğunu savunmuştu.




