Üniversitelerde eğitim tescil süreçlerinin başlaması ve kamu personelinin yer değiştirme takvimine girmesi, kentlerdeki kiralık konut piyasasını hareketlendirdi. Taşınma hareketliliğinin ekim ayına kadar aralıksız süreceğini öngören emlak uzmanları, son iki haftalık zaman diliminde kira bedellerinde yüzde 5 ile yüzde 10 arasında fiyat artışları kaydedildiğini bildirdi. Sezonluk talep patlamasının yaşandığı bu dönemde, kiralık ev arayan öğrencilerin ve ailelerin mağdur olmaması adına hukuki güvence sağlayan adımların atılması önem taşıyor.
UZMANLARDAN KONTRAT UYARISI
Tüm Emlak Danışmanları Birliği yetkilileri, kontrat imzalama aşamasında mülk sahibiyle doğrudan yüz yüze görüşülmesinin şart olduğunu vurguluyor.
Ev sahibinin farklı bir şehirde veya yurt dışında bulunması durumunda mutlaka resmi vekaletname talep edilmesi gerektiğini belirten uzmanlar, sahte ilanlara karşı uyarıyor. Sözleşme metninde yıllık artış oranının açıkça tanımlanması ve bu artışların devlet tarafından yayımlanan yasal oranlar çerçevesinde yapılması gerekiyor. İmzaların bir hukukçu veya yetkili emlak danışmanı rehberliğinde atılması, olası mülkiyet uyuşmazlıklarının önüne geçiyor. Kiralama süreçlerinde en fazla anlaşmazlığın depozito iadesinde yaşandığını ifade eden sektör temsilcileri, mağduriyetleri engellemek için kontratın depozito bölümüne doğrudan "kira bedeli" ibaresinin eklenmesini tavsiye ediyor.
DEPOZİTO İADESİ VE E-KONTRAT UYGULAMASI
Türk lirası olarak teslim edilen depozitonun, evi tahliye etme sırasında güncel kira değeri üzerinden iade alınabileceğini hatırlatan yetkililer, kiracıların haklarını koruyacak yöntemleri sıralıyor. Ödemelerin kayıt altına alınması adına tüm kira transferlerinin banka kanalları üzerinden yapılması ve dekontlara gerçek tutarların yazılması yasal zorunluluk oluşturuyor. Halihazırda isteğe bağlı yürütülen e-kontrat uygulamasının yakın gelecekte zorunlu hale gelmesi beklenirken, bu dijital dönüşümün vergi kayıplarını engelleyeceği ve tarafların haklarını eşit koruyacağı ifade ediliyor.
Sektör temsilcileri, dijital sözleşme sisteminin yaygınlaşmasıyla birlikte gayrimenkul piyasasında şeffaf bir denetim mekanizmasının kurulacağını ve kayıt dışı işlemlerin son bulacağını vurguluyor. Hem mülk sahiplerinin hem de kiracıların yasal güvencelerini artıran bu adımlar, piyasadaki fiyat spekülasyonlarını da dizginlemeyi hedefliyor. Kiracıların hak kaybına uğramamak adına banka dekontlarını ve sözleşme nüshalarını titizlikle saklaması öneriliyor.



