Eski Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, Körfez Kent Konseyi’ni ziyaret ederek geçmişten bugüne Türkiye’nin gelişim sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Yerel yönetim deneyimlerini paylaşan Güllüce, kent konseylerinin farklı alanlarda deneyim sahibi insanların bilgi ve birikimlerini aktarması açısından önemli bir işlev üstlenebileceğini belirtti.

Güllüce, özellikle yetişmiş insan kaynağının emeklilik sonrasında da bilgi ve tecrübelerinden yararlanılması gerektiğini vurguladı.

“Yetişmiş İnsan Gücünü Emekliye Ayırmak Büyük Bir İsraf”

Tuzla Belediye Başkanlığı dönemindeki çalışmalarından söz eden İdris Güllüce, Türkiye’nin yetişmiş ve deneyimli insan kaynağından yeterince faydalanamadığını ifade etti.
Güllüce, bu kapsamda Tuzla Belediyesi döneminde “Bilgi Meclisi” oluşturduklarını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bu beyinlerden, yetişmiş insanlardan istifade etmeyen bir yapımız var. Belli bir yaştan sonra, beynin en verimli olduğu dönemde insanlara ‘Sen emekli oldun, otur’ deniyor ve bu birikimden yararlanılmıyor. Bunun maddi bir bedeli yok, müthiş bir israf.”

Tuzla’daki “Bilgi Meclisi” uygulamasında farklı alanlardan uzman isimlerden yararlandıklarını aktaran Güllüce, bu tür birikim aktarımının ülke genelinde yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi.

“Türkiye’nin Bugüne Gelişinde Kadınların Katma Değeri Daha Fazladır”

Güllüce’nin Körfez Kent Konseyi ziyaretindeki dikkat çeken değerlendirmelerinden biri de kadınların Türkiye’nin tarihsel gelişimindeki rolüne ilişkin oldu.

Körfez Ticaret Odası’nda O Komitede 360 Kişi 262 Kişiye Mi Düştü?
Körfez Ticaret Odası’nda O Komitede 360 Kişi 262 Kişiye Mi Düştü?
İçeriği Görüntüle

Kurtuluş Savaşı sonrasında erkek nüfusunun önemli bölümünün hayatını kaybettiğini veya savaş nedeniyle ağır kayıplar yaşadığını belirten Güllüce, ülkenin yeniden inşa sürecinde kadınların üstlendiği role dikkat çekti.
Güllüce, konuya ilişkin değerlendirmesinde:


“Matematiksel bir gerçek olarak inanıyorum ki; bu ülkenin bugünkü seviyesine gelmesinde kadınların katma değeri erkeklere kıyasla çok daha fazladır.” ifadelerini kullandı.

17 Ağustos Depremi’ni Anlattı

İdris Güllüce, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi sırasında yaşadıklarını da anlattı.
Deprem sırasında dönemin Refah ve Fazilet Partisi kadrolarıyla birlikte Rize’de bulunduğunu belirten Güllüce, Recep Tayyip Erdoğan ve merhum Kadir Topbaş ile Ayder’de olduklarını söyledi.

İstanbul’da deprem meydana geldiği haberinin sabah saatlerinde kendilerine ulaştığını aktaran Güllüce, daha sonra İstanbul’a hareket ettiklerini ve sahada yürütülen çalışmalara katıldıklarını ifade etti.

Güllüce, gece saatlerinde merhum Recai Kutan ve dönemin il başkanı Numan Kurtulmuş ile birlikte enkaz çalışmalarına katıldıklarını belirterek, enkazdan 18 yaşındaki bir gencin sağ çıkarıldığı anın kendileri için unutulmaz olduğunu anlattı.

Ertesi gün ise 60 kişilik bir ekiple Gölcük ve çevresinde yardım çalışmalarının koordinasyonuna katkı sunduklarını söyledi.


Körfez’de 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin yıl dönümlerinde anma programları düzenlenmeye devam ediyor. 2026 yılında da Körfez Asri Mezarlığı’nda depremde hayatını kaybedenler için anma programı gerçekleştirilmişti.

“Ekonominin Gerçek Nabzı Pazarda Atar”

Çocuk yaşlardan itibaren çalışma hayatının içinde olduğunu belirten Güllüce, ekonomik durumun ve vatandaşların gündelik yaşamının anlaşılması açısından semt pazarlarının önemine dikkat çekti.

Dar gelirli bir geçmişten geldiğini ifade eden Güllüce, pazar ziyaretlerinin kendisi için önemli olduğunu belirterek şöyle konuştu:


“İlkokul üçüncü sınıfta çalışma hayatına atıldım, ekmeğin ne anlama geldiğini iyi bilirim. Bu yüzden pazarları özellikle ziyaret ederim. Seçmenin de ekonominin de gerçek nabzı pazarda atar.

Güllüce, pazarlarda vatandaşların alım gücünün, tüketim tercihlerinin ve esnafın durumunun daha yakından gözlemlenebileceğini ifade etti.

Kent Konseylerinin Birikim Aktarımı Vurgusu

Körfez Kent Konseyi ziyaretinde farklı başlıklarda değerlendirmelerde bulunan Güllüce, deneyimli ve yetişmiş insan kaynağının ülkenin geleceğinde daha etkin şekilde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Güllüce’nin açıklamalarında; yetişmiş insan gücünün değerlendirilmesi, kadınların Türkiye’nin gelişimindeki tarihsel rolü, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi ve ekonomik hayatın sahadaki görünümü öne çıkan başlıklar oldu.

Kaynak: Haber Merkezi