Kendi geleceğini planlaması beklenen esnafın, emeklilikte alacağı maaşı düşünmeden hareket etmesi şaşkınlık yaratıyor. Oysa sistem açık: Ne kadar ekmek, o kadar köfte. Yani ne kadar yüksek prim, o kadar yüksek emekli maaşı. Ancak görünen o ki, esnaf "bugün ödemediğim prim kârdır" mantığıyla hareket ediyor.
ZENGİN AMA ASGARİ ÜCRETLİ GÖRÜNÜYOR
Rakamlar yalan söylemez. 3 milyon 66 bin Bağ-Kur'lunun içinden sadece ve sadece 543 kişi "Ben tavandan prim ödeyeceğim" demiş. Geriye kalan 3 milyon 56 bin kişi ise asgari ücret seviyesinden prim yatırmayı seçmiş. Bu grubun içinde küçük bakkal da var, fabrikası olan sanayici de. Yanında yüzlerce işçi çalıştıran patronların bile kağıt üzerinde asgari ücretli görünmesi, emeklilik sistemindeki dengeleri bozuyor.
DİBİ GÖREN DİPTE KALIR
Bu tercihin sonucu ise çok net: Gelecekte milyonlarca Bağ-Kur emeklisi, devletin belirleyeceği "en düşük emekli aylığına" talim etmek zorunda kalacak. Prim gününü doldurmak yetmiyor, önemli olan o günlerin hangi kazançla doldurulduğu. Yüksek kazanç bildirmeyen, tavanı 9 kata çıkan sisteme ayak uydurmayanlar, emeklilik günlerinde geçim sıkıntısıyla baş başa kalacak.

