Emek ve Demokrasi Platformu, LGBTİ+ derneklerini, bağımsız basın kuruluşlarını ve hak savunucularını hedef alan operasyonlar ile dijital sansür uygulamalarına karşı ortak basın açıklaması düzenledi.
Platform adına açıklamayı okuyan Zeynep Türkü Saraç, operasyonlar kapsamında tutuklananların serbest bırakılmasını ve sansür kararlarının kaldırılmasını istedi. Açıklamada, DEM Parti Kocaeli Eş Başkanı Selda İlgöz Kocayiğit’in de yer alması dikkat çekti.
“Topyekûn Bir Tasfiye ve Sansür Harekâtına Dönüşmüştür”
Zeynep Türkü Saraç, 12 Eylül gecesi başlatıldığı belirtilen ve “Ailem Güvende” adı verilen operasyonların kapsamına dikkat çekti.
Saraç, operasyonların LGBTİ+ dernekleri, hak savunucuları, bağımsız basın, kadın örgütleri ve üniversite topluluklarını hedef aldığını belirterek sürecin “topyekûn bir tasfiye ve sansür harekâtına dönüştüğünü” söyledi.
Açıklamada, İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliği kararıyla başlatıldığı ifade edilen dijital erişim engellerine ve 15 ilde derneklere yönelik operasyonlara dikkat çekildi.
Platformun aktardığı iddialara göre, 160’ı aşkın yurttaş hakkında işlem yapıldı. Aralarında Kaos GL yöneticileri ve gazetecilerin de bulunduğu hak savunucularının tutuklandığı belirtildi.
Saraç ayrıca operasyonları protesto etmek isteyen avukatlar, öğrenciler ve yurttaşların polis müdahalesi ve gözaltılarla karşı karşıya kaldığını ifade etti.
“Mesele Kamu Düzeni Değil, Hakların Gasbıdır”
Operasyonların hukuki dayanağına ilişkin eleştirilerde bulunan Saraç, sürecin ifade ve örgütlenme özgürlüğü üzerindeki etkisine dikkat çekti.
Saraç, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Mesele iddia edildiği gibi
‘müstehcenlik’ ya da ‘kamu düzeni’ değil; en temel demokratik hakların, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün gasbıdır.”
İktidarın LGBTİ+ bireyleri kutuplaştırma siyasetinin merkezine yerleştirdiğini savunan Saraç, operasyonların daha geniş kapsamlı bir toplumsal denetim mekanizmasının parçası olduğunu öne sürdü
“Bu Operasyonlarla Hangi Aile, Kimin Çocuğu Korundu?”
Basın açıklamasında aile ve çocukların korunmasına yönelik resmi söylemler de eleştirildi.
Saraç, Türkiye’de kadın cinayetleri, çocuk işçiliği ve şiddet vakalarına dikkat çekerek şu soruyu yöneltti:
“Soruyoruz: Bu operasyonlarla hangi aile, kimin çocuğu korundu?”
Açıklamada, Ağustos 2026 dönemine ilişkin kadın cinayeti ve şüpheli ölüm verileri ile çocuk işçilerin yaşamını yitirdiği iş cinayetlerine ilişkin bilgiler paylaşıldı.
Saraç, LGBTİ+ bireylerin eşit yurttaşlık mücadelesinin toplumsal tehdit olarak gösterilmesine karşı çıktı. Asıl sorunun çocuk işçiliği, kadına yönelik şiddet ve cezasızlık olduğunu savundu.
Emek ve Demokrasi Platformu’nun 5 Maddelik Talepleri
Platform, basın açıklamasında beş maddelik acil taleplerini kamuoyuyla paylaştı:
Tutuklanan hak savunucuları, LGBTİ+ aktivistleri ve gazetecilerin serbest bırakılması.
Gözaltılardaki kötü muamele ve işkence iddialarının tarafsız biçimde soruşturulması.
Cezaevlerindeki trans kadınlara yönelik tecrit uygulamalarının sona erdirilmesi.
Muhalif basın, dernekler, üniversite kulüpleri ve hak örgütlerine yönelik dijital sansür ve erişim engellerinin kaldırılması.
Toplantı, gösteri ve örgütlenme özgürlüğü üzerindeki polis ablukasının sona erdirilmesi.
“Nefrete ve Şiddete Karşı Yaşamı Savunmaya Devam Edeceğiz”
Zeynep Türkü Saraç, açıklamanın sonunda dayanışma ve mücadele çağrısında bulundu.
LGBTİ+ haklarını savunmanın insanca yaşamı, işçilerin can güvenliğini, kadınların özgürlüğünü ve demokratik geleceği savunmak anlamına geldiğini belirten Saraç, gözaltında ve cezaevinde bulunan kişilerin yalnız olmadığını ifade etti.
Saraç, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Nefrete, sömürüye ve şiddete karşı yaşamı savunmaya devam edeceğiz.”






