İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yolsuzluk iddiaları kapsamında yürütülen soruşturma, hazırlanan iddianame ile tamamlandı. Belediye başkanlığı görevinden alınarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu hakkında düzenlenen 3 bin 809 sayfalık iddianamede, toplamda 2 bin 430 yıla kadar hapis cezası talep edildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan ve İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen iddianamede, İmamoğlu’nun “çıkar amaçlı suç örgütünün kurucusu ve lideri” olduğu iddia ediliyor. Aynı dosyada yer alan Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün ise “örgüt yöneticisi” olarak tanımlanıyor.
70 İhaleye Fesat, 47 Rüşvet ve 46 Dolandırıcılık Suçlaması
İddianamede Ekrem İmamoğlu hakkında oldukça geniş yelpazeye yayılan suçlamalar yöneltiliyor. Öne çıkan suçlamalar arasında:
70 kez ihaleye fesat karıştırma
47 kez rüşvet alma
46 kez kamu kurum ve kuruluşlarını dolandırma
9 kez irtikap
12 kez rüşvet verme
7 kez suç gelirlerinin aklanması
4 kez suç delillerini gizleme
4 kez suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama
Kamu malına zarar verme, kişisel verilerin kaydı ve yayılması
Vergi Usul, Orman ve Maden Kanunlarına muhalefet
Ayrıca, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “çevrenin kasten kirletilmesi” gibi suçlamalar da iddianamede yer aldı.
“CHP İçinde Etki Alanı Kurma ve Cumhurbaşkanlığı Fonlaması” İddiası
İddianamenin en dikkat çekici bölümlerinden biri, örgüt lideri olarak tanımlanan İmamoğlu’nun, mali suçlar yoluyla sadece maddi kazanç sağlamadığı; aynı zamanda mensubu olduğu Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içerisinde etkili bir konuma gelmeyi ve nihayetinde Cumhurbaşkanlığı adaylığı için fon oluşturmayı hedeflediği yönündeki iddialar oldu.
Hazırlanan metin, “İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü” başlığı altında, bu kapsamda ilişkili olduğu kişilerle ilgili detaylı tespitler içeriyor.
Gizli Toplantılar ve Ortak İfade İddiaları
İddianamede yer alan ifadelerden birine göre, şüpheli Servet Yıldırım, operasyondan bir hafta önce avukat Mehmet Pehlivan tarafından tehditvari şekilde yönlendirildiğini iddia etti. Toplantıların operasyon öncesi yapıldığı, üst düzey örgüt üyelerine gözaltı ve ifade süreçlerinde nasıl hareket edeceklerinin anlatıldığı, ortak ifade vermelerinin planlandığı da öne sürüldü.
Tutuklu isimlere, örgüt hakkında bilgi vermemeleri için baskı kurulduğu, böylece “örgütün deşifre olmasının engellenmeye çalışıldığı” da iddialar arasında yer aldı.
140 Avukatlık Savunma Ağı ve Etki Girişimi
İddianamede ayrıca, soruşturma kapsamında adı geçen İBB bürokratlarının savunulması için yaklaşık 130-140 avukattan oluşan bir ağ kurulduğu belirtildi. Bu avukatların ifadeler üzerinde etki kurmaya çalıştığı, şüphelilerin vereceği beyanlarda örgütü açığa çıkaracak detayların yer almaması için stratejik yönlendirmelerde bulunulduğu da vurgulandı.
Süreç Mahkeme Değerlendirmesinde
Ekrem İmamoğlu ve diğer şüpheliler hakkındaki iddialar, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından değerlendirilecek. İddianamenin kabul edilmesi halinde yargılama süreci resmen başlayacak.
Kamuoyunda geniş yankı uyandıran dosya, siyasi ve hukuki boyutlarıyla uzun süre gündemde kalacağa benziyor.





