Vadeli işlem piyasalarında liranın geleceğine yönelik karamsar senaryoların ve yüksek kur fiyatlamalarının öne çıktığı bir dönemde, Fransa merkezli küresel yatırım bankası Societe Generale (SocGen) ezber bozan bir hamle gerçekleştirdi.
• Kurumun kıdemli stratejistleri Phoenix Kalen ve Marek Drimal liderliğindeki analiz ekibi, Türk lirasının beklentilerden daha dirençli olacağını öngördü.
• Banka, dolar/TL paritesinde 3 ay vadeli kısa pozisyon aldı.
• Bu pozisyon, doların düşüşüne veya yatay kalmasına yönelik.
Eylül ayı hedefi netleşti: Zarar-kes seviyesi belirlendi
Fransız yatırım bankasının yayımladığı strateji ve portföy raporuna göre, söz konusu 3 ay vadeli kontrat pozisyonu 12 Haziran tarihinde dolar/TL kuru 46,156 seviyesindeyken işleme açıldı.
-
Toplam Getiri Hedefi: Yüzde 4,5 oranında net kazanç.
-
Zarar-Kes (Stop-Loss) Barajı: Kurun olası ters yönlü hareketinde pozisyonu kapatma eşiği 48,50 TL olarak belirlendi.
-
Eylül Ayı Dolar Tahmini: Uluslararası vadeli piyasalar eylül ayı vadeli kontratlarında 50 TL sınırının üzerini fiyatlamaya devam etse de, Societe Generale analistleri dolar/TL paritesinin bu dönemi 48,00 TL seviyelerinde denge arayışıyla tamamlayacağını iddia ediyor.
Faiz indirim döngüsü için sonbahar işaret edildi
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) para politikası patikasına da geniş yer ayrılan raporda, ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadeledeki kararlı ve sıkı duruşuna vurgu yapıldı. Fiyatlar genel düzeyindeki yapışkan ve katı seyrin ekonomi kurmayları tarafından net bir şekilde analiz edildiğini belirten SocGen uzmanları, bu tablonun para politikasında erken veya aceleci bir gevşeme adımını engelleyeceğini düşünüyor. Bankanın projeksiyonuna göre, Merkez Bankası faiz indirimi hamlelerine ancak makro göstergelerin kalıcı düzelme sinyali vereceği sonbahar aylarında başlayabilecek.
Turizm gelirleri yaz aylarında Türk lirasını destekleyecek
Yayımlanan analiz raporunda, makroekonomik dengeleri kısa vadede destekleyecek en önemli can simidinin dönemsel döviz girişleri olacağı aktarıldı. Türkiye ekonomisinin, hizmet ihracatı ve özellikle turizm sektörü kaynaklı net döviz girdilerinin zirve yapacağı en yoğun yaz periyoduna girdiğine dikkat çekildi.