Kocaeli’nin Derince ilçesinde bulunan Cumhuriyet İlkokulu’nda yaşandığı öne sürülen başörtüsü tartışması kamuoyunda gündem oldu. İddiaya göre, Ramazan ayının başlamasıyla birlikte ilk kez oruç tutmaya niyet eden 3. sınıf öğrencisi 10 yaşındaki bir kız çocuğu, okula başörtüsüyle geldi. Sınıf öğretmeninin öğrencinin başörtüsünü çıkarmasını istediği ve bu şekilde derse katılabileceğini söylediği ileri sürüldü. Yaşanan gelişmelerin ardından öğrencinin ailesi İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne başvurarak öğretmen hakkında inceleme yapılmasını talep etti. Öğretmen hakkında resmi soruşturma başlatıldığı öğrenildi.
Veliler İlçe Milli Eğitim’e Başvurdu
Edinilen bilgilere göre olay, öğrencinin başörtülü şekilde sınıfa girmesiyle başladı. İddiaya göre sınıf öğretmeni Gülşen Ö., öğrenciden başörtüsünü çıkarmasını istedi. Öğretmenin, “Ben sevmiyorum. Sınıftan çık, dışarıda başını aç gel. Dışarıda takarsın” ifadelerini kullandığı öne sürüldü.
Yaşanan durumun ardından öğrencinin velileri konuyu resmi mercilere taşıdı. Derince İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne yazılı başvuru yapılarak öğretmen hakkında gerekli incelemenin yapılması talep edildi. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün söz konusu öğretmen hakkında soruşturma başlattığı bildirildi. Sürecin idari inceleme kapsamında devam ettiği öğrenildi.
Sendikadan Tepki: “Kabul Edilemez”
Olayın kamuoyuna yansımasının ardından Mil Diyanet Sen Genel Başkan Yardımcısı Halil Fıngaloğlu da yazılı bir açıklama yaptı. Fıngaloğlu, 10 yaşındaki bir öğrencinin inancı nedeniyle eğitim hakkının engellenmeye çalışılmasının kabul edilemez olduğunu belirtti.
Başörtüsünün geçmişte yasak ve mağduriyetlerle anıldığını ifade eden Fıngaloğlu, benzer iddiaların yeniden gündeme gelmesinin kamu vicdanını yaraladığını söyledi. İnanç özgürlüğünün anayasal güvence altında olduğunu vurgulayan Fıngaloğlu, çocukların ideolojik tartışmaların konusu yapılmaması gerektiğini dile getirdi.
“Eğitim Kurumları Kuşatıcı Olmalı”
Açıklamada, Ramazan ayında ibadet bilinciyle hareket eden bir çocuğun rencide edilmesinin pedagojik ve insani açıdan sakıncalı olduğu ifade edildi. Eğitim kurumlarının ayrıştırıcı değil, kapsayıcı ve özgürlükçü bir anlayışla hareket etmesi gerektiği belirtildi.
Fıngaloğlu, uygulamaya dayanak gösterilen herhangi bir mevzuat bulunması halinde bunun temel hak ve özgürlükler çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi gerektiğini kaydederek, yetkilileri şeffaf bir açıklama yapmaya davet etti.
Olayla ilgili başlatılan idari soruşturmanın sonucunun kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor.




