1980’li yıllarda Avrupa’da yüzlerce can kaybına neden olan deli dana hastalığı (BSE), Türkiye’de yeniden gündemde. Geçtiğimiz günlerde Ankara’da bir hastaya ön teşhis konulmasının ardından, ikinci vaka Bolu İzzet Baysal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ortaya çıktı.

Vize Krizine Karşı Yeşil Pasaport Kuyruğu: 6 Meslek Meclis'te Beklemede!
Vize Krizine Karşı Yeşil Pasaport Kuyruğu: 6 Meslek Meclis'te Beklemede!
İçeriği Görüntüle

Nörolojik şikâyetlerle hastaneye başvuran kadın hastadan alınan beyin omurilik sıvısı, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi laboratuvarlarında test edildi ve sonuç pozitif çıktı. Böylece Türkiye’de laboratuvar doğrulamalı ikinci deli dana vakası resmen kayıtlara geçti.

Deli dana hastalığı nedir, nasıl bulaşır?

Deli dana hastalığı (Bovine Spongiform Encephalopathy - BSE), ilk olarak büyükbaş hayvanlarda görülmüş, insanlara bulaşmış et ve sakatat tüketimi veya vücut sıvılarına temas yoluyla geçmiştir.

İnsanlarda görülen şekline varyant Creutzfeldt-Jakob Hastalığı (vCJD) adı verilir ve bu form ölümcüldür. Hastalık, “prion” adı verilen anormal proteinlerin beyinde birikmesiyle oluşur. Bu birikim, beynin süngerimsi yapıya dönüşmesine sebep olur.

Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, hastalığın bulaştıktan yıllar sonra belirti verebileceğine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Bulaştığı anda ortaya çıkmaz. 15 ila 30 yıl içinde yavaş ilerleyen bir şekilde belirti verir. Bu da tanıyı ve farkındalığı zorlaştırıyor.”

İlk belirtiler: Psikolojik bozukluklarla başlıyor

Hastalığın erken evrelerinde belirtiler genellikle psikolojik ve bilişseldir. Bunlar arasında:

Unutkanlık

Kafa karışıklığı

Oryantasyon bozukluğu

Halüsinasyonlar

Ajitasyon, saldırganlık, uyku bozuklukları yer alır.

İlerleyen dönemlerde ise:

Yürüme zorluğu

Nefes darlığı

Kalp ritmi bozuklukları

Komaya kadar ilerleyen bilinç kaybı görülebilir.

Ne yazık ki hastalığın kesin bir tedavisi veya ilacı bulunmuyor.

Teşhis nasıl konuluyor?

Deli dana hastalığı, genellikle diğer nörolojik hastalıklarla karıştırılabiliyor. Kesin teşhis, halk arasında “belden su alma” olarak bilinen işlemle, beyin-omurilik sıvısının laboratuvar ortamında prion taramasından geçirilmesiyle konuluyor.

Prof. Dr. Ertuğrul, birçok vakanın fark edilemeden ya da başka hastalık sanılarak farklı nedenlerle ölümle sonuçlanabileceğini vurguladı.

Türkiye için uyarı: “Gizli vakalar olabilir”

Uzmanlara göre, Türkiye’de ortaya çıkan iki vaka buzdağının sadece görünen kısmı olabilir. Gıda güvenliği ve hayvan sağlığı açısından geçmişe dönük kontrollerin gözden geçirilmesi, toplum sağlığı açısından büyük önem taşıyor.

Prof. Dr. Ertuğrul, şu uyarıda bulundu:

“İki vakanın varlığı başka hastaların da çıkabileceğini düşündürüyor. Özellikle enfekte hayvan ürünlerinin geçmişte kontrolsüz şekilde tüketilmesi, bu olasılığı güçlendiriyor.”

Önlem şart: Et ve sakatat tüketiminde dikkatli olunmalı

Uzmanlar, özellikle et ve sakatat tüketiminde hijyen, kaynağın güvenilirliği ve denetimlerin kritik olduğunun altını çiziyor.

Deli dana gibi yavaş ilerleyen ama ölümcül hastalıklar karşısında bireysel önlem kadar gıda denetimlerinin artırılması ve toplum bilgilendirmesinin de şart olduğu vurgulanıyor.

Kaynak: Haber Merkezi