İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ali Vardar, özellikle kış döneminde güneş ışınlarının yetersizliği nedeniyle vücudun doğal D vitamini üretiminin azaldığını, bu durumun enfeksiyonlara karşı savunma mekanizmasını zayıflatabileceğini açıkladı.
Dr. Vardar, D vitamininin bağışıklık sisteminde önemli bir düzenleyici olduğunu ifade ederek, eksiklik durumunda iltihabi yanıtın bozulabileceğini ve solunum yolu enfeksiyonlarına karşı yatkınlığın artabileceğini belirtti.
Araştırmalara göre risk yüzde 33 daha yüksek
İngiltere’de gerçekleştirilen bir araştırmada, D vitamini seviyesi düşük olan bireylerin solunum yolu enfeksiyonları nedeniyle hastaneye yatırılma riskinin, yeterli düzeye sahip kişilere oranla %33 daha fazla olduğu ortaya kondu. Araştırmada ayrıca, 1-4 yaş arası çocuklar ve koyu tenli bireyler gibi bazı grupların D vitamini eksikliği açısından daha yüksek risk taşıdığı belirtildi. Bu gruplarda yıl boyunca düzenli takviye kullanımının önerildiği vurgulandı.
Takviyede doz ve süreye dikkat edilmeli
Dr. Ali Vardar, D vitamininin düzenli ve düşük dozda alındığında daha etkili olduğunu belirtti. Geniş aralıklarla yüksek doz almak yerine, günlük ve sabit miktarda kullanımın önerildiğini söyledi. Vardar, takviyenin hekim kontrolünde ve kanda ölçüm yapılarak uygulanması gerektiğini vurguladı. İdeal D vitamini düzeyinin 30-70 ng/mL aralığında tutulmasının hedeflendiğini, bu seviyenin aşılması durumunda toksik etkilere yol açabileceğini ifade etti.
D vitamini içeren besinler
Kış aylarında doğal üretim azaldığı için, D vitamini içeren gıdaların tüketilmesi de önem taşıyor. Dr. Vardar, şu gıdaların D vitamini açısından zengin olduğunu belirtti:
Yağlı balıklar: Somon, sardalya, ringa, uskumru
Kırmızı et
Karaciğer (hamile bireyler için önerilmez)
Yumurta sarısı
Zenginleştirilmiş ürünler: Bazı margarinler, kahvaltılık gevrekler