CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bankacılık sektörünün 2025 performansını sert sözlerle eleştirdi. Yüksek enflasyon ve geçim sıkıntısıyla boğuşan vatandaşların aksine bankaların kâr rekorları kırdığını vurgulayan Gürer, krizin tek kazananı olarak bankaları gösterdi.

Rekor Kâr Karşısında Artan Borç Yükü
Gürer'in BDDK verilerine dayandırdığı açıklamalara göre, bankacılık sektörü 2025'in ilk 11 ayında 842 milyar 845 milyon TL net kâr elde etti. Bu rakam, bir önceki yılın tamamına göre yüzde 27 artış anlamına geliyor. Kasım ayı yalnız başına 91 milyar TL katkı sağlarken, sektör günlük ortalama 2,5 milyar TL kâr yazdı.
Öte yandan vatandaşların bankalara olan toplam borcu, 2024'teki 3 trilyon 978 milyar TL'den 19 Aralık 2025 itibarıyla 5 trilyon 816 milyar TL'ye yükseldi – yani yüzde 46 artış. Takipteki borçlar ise aynı dönemde 110 milyar TL'den 235 milyar 536 milyon TL'ye çıkarak yüzde 112 gibi çarpıcı bir sıçrama yaptı.

Faiz Yükü Trilyonları Aştı
Vatandaşların ödediği faiz miktarı da dikkat çekici boyutlara ulaştı. 2024'te 666 milyar TL olan faiz ödemeleri, 2025 Kasım itibarıyla 1 trilyon 45 milyar 548 milyon TL'yi buldu – yüzde 56 artışla.
Gürer, bu tablonun emekliler, asgari ücretliler ve sabit gelirli milyonlarca kişiyi derinden etkilediğini belirtti.

Sistem Eleştirisi: Zengin Daha Zengin Oluyor
Gürer, yabancı sermayeli bankaların yüksek kâr elde etmesinin sistemdeki adaletsizliği gözler önüne serdiğini söyledi. Yoksulluğun derinleştiği bir dönemde sınırlı bir azınlığın zenginleştiğini vurgulayan milletvekili, "Ekonomik krizin kazananı bankalar, kaybedeni ise halkımız, özellikle emekliler oldu" değerlendirmesinde bulundu.

Karşılaştırmalı Göstergeler
Bankaların toplam kârı 2024'te 660,2 milyar TL iken, 2025'in 11 ayında 842,8 milyar TL'ye ulaştı (yüzde 27 artış). Vatandaşın toplam borcu aynı dönemde 3,9 trilyon TL'den 5,8 trilyon TL'ye yükseldi (yüzde 46 artış). Takipteki (icralık) borç 110,8 milyar TL'den 235,5 milyar TL'ye sıçradı (yüzde 112 artış). Ödenen faiz tutarı ise 666,8 milyar TL'den 1,04 trilyon TL'ye çıktı (yüzde 56 artış).
Bu veriler, ekonomik zorlukların halk üzerindeki baskısını net biçimde ortaya koyuyor.






