Gürer, kamu yardımlarının yanı sıra belediye ve hayırseverlerin destekleri de hesaba katıldığında, Türkiye'de nüfusun önemli bir kesiminin yalnızca sosyal yardımlarla ayakta kalabildiğini ifade etti.
Aşevi Yardımı Alanların Sayısında Çarpıcı Artış
Son yıllarda artan enflasyon ve hayat pahalılığı, temel gıda ihtiyacını karşılamakta zorlanan vatandaşların sayısını katladı. Gürer'in paylaştığı verilere göre aşevi (sıcak yemek) yardımlarında yıllar içindeki artış tablosu şöyle şekillendi:
-
2014 Yılı: 34.911 kişi
-
2024 Yılı: 65.414 kişi
-
2025 Yılı: 75.589 kişi
Son 10 yılda aşevi yardımına muhtaç olanların sayısı yüzde 87 oranında artarken, asıl çarpıcı sıçrama son bir yılda yaşandı. Yalnızca 2024'ten 2025'e geçişte aşevi desteği alan kişi sayısı yüzde 15,5 (10 bin 175 kişi) artış gösterdi.
Barınma ve Isınma Krizi Derinleşiyor
Yoksulluğun en belirgin göstergelerinden olan barınma ve ısınma yardımları da ekonomik krizin vatandaşa yansımasını gözler önüne serdi.
Evinin Bakımını Yapamayan Hane Sayısı Artıyor
Vatandaşların yaşadıkları evlerin bakım ve onarımını kendi imkanlarıyla karşılayamadığını belirten Gürer, 2024 yılında 21 bin 380 olan barınma yardımı alan hane sayısının, 2025 yılında yüzde 10,1 artışla 23 bin 544'e yükseldiğini kaydetti.
1,3 Milyon Hane Kömürle, 717 Bin Hane Sosyal Doğalgazla Isınıyor
Kış aylarında vatandaşın karşı karşıya kaldığı ısınma krizine dair resmi verileri de paylaşan CHP'li Gürer, şu detayları aktardı:
-
Kömür Yardımı: 2025 yılı için 899 Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı aracılığıyla 1 milyon 302 bin 353 haneye toplam 1 milyon 143 bin 869 ton kömür dağıtılması onaylandı.
-
Doğalgaz Desteği: Hane içi kişi başı geliri asgari ücretin üçte birinden az olan 717 bin 773 hane doğalgaz yardımından faydalanıyor.
"Sosyal Yardımların Artması Başarı Değil, Yoksulluğun Göstergesidir"
"Bir ülkede aşevi yardımı alanların sayısı bir yılda yüzde 15,5, barınma yardımı alanların sayısı yüzde 10,1 artıyorsa, milyonlarca hane ısınma yardımı almak zorunda kalıyorsa üzerinde durulması gereken vahim bir tablo vardır. Vatandaşın yoksullaştığı, gelirinin temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetmediği bir ortamda sosyal yardım rakamlarının artmasıyla övünülemez. Asıl başarı, insanları yardıma muhtaç hale getirmemektir. Türkiye’nin ihtiyacı yoksulluğu yönetmek değil, yoksulluğu ortadan kaldıracak ekonomik politikaları hayata geçirmektir."




