CHP Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Mühip Kanko, ülke genelinde derinleşen ekonomik buhranın toplumsal yansımalarına dair hazırladığı kapsamlı raporu kamuoyuyla paylaştı. Mevcut hükümetin hatalı finansal kararları ve kamudaki lüks harcamalarının faturasını halkın ödediğini savunan Kanko, reel piyasalardaki tablonun korkutucu boyutlara ulaştığını ifade etti. Vatandaşın en temel gereksinimlerini dahi sadece borçlanarak karşılayabildiğini belirten Kanko, "Türkiye bugün yıllardır sürdürülen basiretsiz ekonomi yönetiminin ve bitmek bilmeyen israf düzeninin ağır bedeliyle karşı karşıya. Saraylarda şatafat büyürken, milyonlarca aile borç, faiz ve icra sarmalının içerisine hapsedildi" dedi.
Yılın ilk dört aylık periyodunda 419 bin kişinin bireysel tüketici kredisini, 565 bin kişinin ise kredi kartı ekstresini ödeyemediği için yasal takibe düştüğünü hatırlatan Kanko, mükerrer dosyalar temizlendiğinde dahi sadece bu dönemde 765 bin yeni vatandaşın icralık olduğunu aktardı. Bankaların, finans kurumlarının ve varlık yönetim şirketlerinin kıskacındaki tekil kişi sayısının 4 milyon 323 bine ulaştığının altını çizen Kanko, bu rakamların basit birer istatistik olmadığını, mutfağında tenceresi kaynamayan ailelerin dramı olduğunu vurguladı.

İcra Dairelerinde 25 Milyonu Aşan Dosya Yükü
Adalet Bakanlığı'na bağlı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden elde edilen resmi verileri de paylaşan Milletvekili Kanko, icra dairelerinin iş yükünün ülkenin mali çöküşünü açıkça özetlediğini söyledi. Verilen bilgilere göre, 1 Ocak ile 12 Haziran 2026 tarihleri arasında icra müdürlüklerine tam 4 milyon 508 bin yeni icra takibi dosyası giriş yaptı. Bu akınla birlikte sistemde işlem görmeyi bekleyen toplam derdest (bekleyen) dosya sayısı ise 25 milyon 265 bin sınırına kadar tırmandı.
Son bir yıllık zaman diliminde bekleyen dosya sayısının 1 milyon 549 bin adet arttığına dikkat çeken CHP Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Mühip Kanko, sözlerini şöyle tamamladı: "İcra daireleri adeta ekonominin aynası oldu. Yoksulluk ve hayat pahalılığı arttıkça buradaki dosyalar da katlanıyor. Türkiye'nin asıl sorunu kaynak yetersizliği değil; kötü yönetim, plansızlık ve israftır. Üreten kesimi destekleyen, adil gelir dağılımını odağına alan ve kamuda israfa son veren yeni bir vizyon şarttır. Milyonlarca insanı icra dairelerinin kapısında bekleten bu mevcut düzenin sürdürülebilmesi artık mümkün değildir."




