Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kocaeli Eski İl Başkanı Bülent Sarı, İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu ve yönetim kurulu üyeleri hakkında açılan davada verilen beraat kararına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Sarı, bu davanın yalnızca baro yöneticilerinin değil; ifade özgürlüğünün, savunma hakkının ve baroların anayasal statüsünün yargılandığı bir süreç olduğunu vurguladı.
“Baroların Sorumluluğu Suç Değil, Görevdir”
Bülent Sarı açıklamasında, İstanbul Barosu’nun Suriye’de yaşamını yitiren gazetecilere ilişkin yaptığı açıklamanın gerekçe gösterilerek açılan davanın, hukuk devletine yönelik ciddi bir sınav olduğunu belirtti:
“Barolar, Anayasa ve Avukatlık Kanunu gereği; hukukun üstünlüğünü, temel hak ve özgürlükleri, yaşam hakkını savunmakla yükümlüdür. Bu sorumluluğu yerine getirmek suç değildir. Aksine, demokratik bir hukuk devletinin vazgeçilmez şartıdır.”
“Beraat Kararı Hukuka Güvenin Teyididir”
Mahkemenin oy birliğiyle verdiği beraat kararının, savunmanın baskı altına alınamayacağının açık bir göstergesi olduğunu ifade eden Sarı, şu değerlendirmede bulundu:
“Verilen karar; savunmanın susturulamayacağını, baroların görevlerini baskı altında dahi olsa yerine getirmekten vazgeçmeyeceğini ortaya koymuştur. Hukuku savunanlar değil, hukuku araçsallaştıran anlayışlar sorgulanmalıdır.”
“Barolara Yönelik Saldırılar Toplumun Adalet Hakkını Zedeler”
Bülent Sarı, baroların hedef alınmasının, yalnızca avukatları değil tüm toplumun adalete erişim hakkını tehdit ettiğini belirtti. Bağımsız savunmanın, bağımsız yargının ve güçlü hukuk kurumlarının, Türkiye’de adaletin teminatı olduğunu dile getiren Sarı, CHP olarak bu değerlere sahip çıkmaya devam edeceklerini söyledi.
“Cumhuriyet Halk Partisi olarak; hukukun üstünlüğünü, savunma hakkını ve demokratik toplum düzenini savunmaya devam edeceğiz. İstanbul Barosu’nun ve tüm baroların, insan hakları ve adalet mücadelesinde yanında olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz.”




