Altın fiyatları küresel piyasalarda son haftalarda beklentilerin aksine daha sakin bir seyir izlerken, ons altın 4.232 dolar seviyesindeki konumunu koruyor.
DEMAŞ A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cumhur Kitiş, bu durumu yalnızca bir fiyat hareketi olarak değil, finansal güç dengelerinin yeniden hizalanması süreci olarak değerlendiriyor. FED’in faiz indirim döngüsüne girdiği bir ortamda altının bu seviyelerde tutunmasının, yatırımcıların risk iştahını dizginlediğini ve sermayenin güvenli varlıklara yöneldiğini ifade ediyor.
Altında 3 temel destek
Kısa süre önce 3.900 dolar seviyelerine kadar gerileyen ons altın, yeniden 4.230 dolar bandına yükselirken bu dönüşün üç temel nedeni dikkat çekiyor. Ahmet Cumhur Kitiş, ABD tahvil faizlerinde yaşanan geri çekilmenin altına olan ilgiyi artırdığını, FED’in agresif faiz indirimi beklentilerinin güç kazandığını ve jeopolitik risklerdeki artışın yatırımcıları güvenli limanlara yönlendirdiğini belirtiyor. Orta Doğu’da ateşkesin tekrar bozulması, Avrupa’daki enerji risklerinin tırmanması ve Rusya-Ukrayna hattında çözümsüzlüğün devam etmesi bu yönelimi destekleyen başlıca unsurlar arasında yer alıyor.

3.900 dolar seviyesi tesadüf değil
Altının 3.900 dolar seviyesinden yukarı yönlü tepki vermesi teknik olarak da beklenen bir hareket olarak öne çıkıyor. Ahmet Cumhur Kitiş, bu seviyenin güçlü bir destek alanı oluşturduğunu ve küresel fonların buradan itibaren agresif şekilde alıma geçtiğini ifade ediyor. FED’in faiz indirimlerinin genel olarak altın gibi faize duyarlı varlıkları desteklediğini belirten Kitiş, ABD hazine tahvillerine yönelen yoğun talebin bu etkiyi sınırladığını, Çin büyüme verilerinin dalgalı seyrinin küresel risk iştahını zayıflattığını ve ABD seçim sürecinin piyasalarda bekle-gör davranışını öne çıkardığını dile getiriyor. Bu karmaşık denge, altının yükselişini yavaşlatırken aynı zamanda 4.200 dolar bandının güçlü bir zemin haline gelmesine neden oluyor.
Küresel kırılganlıklar yeni trend zemini hazırlıyor
Küresel ölçekte artan kırılganlıkların altın fiyatlarını doğrudan etkilediğini vurgulayan Ahmet Cumhur Kitiş, altının şu anda hızlı bir yükseliş yerine kalıcı bir ana trend zemini oluşturduğunu belirtiyor. Orta Doğu’da ateşkes çabalarının sonuçsuz kalması, ABD-Venezuela hattındaki gerilimin artması, Rusya-Ukrayna arasında çözüm umutlarının tükenmesi ve Avrupa’da enerji güvenliğine dair endişelerin yeniden gündeme gelmesi altının güvenli liman konumunu güçlendiriyor. Gram altın tarafında ise TL’nin yatay seyretmesiyle birlikte ons fiyatındaki yukarı yönlü hareketin iç piyasaya yansıdığı görülüyor. Kur tarafında sert bir hareket olmamasına rağmen ons altının 4.200 dolar üzerindeki seyri, gram altın için orta vadede yeni bir değerleme alanı oluşturuyor.
Merkez bankalarından tarihi alımlar
2024-2025 döneminde merkez bankalarının altın alımları modern tarihin en yüksek seviyelerine ulaştı. Ahmet Cumhur Kitiş, bu eğilimi besleyen iki temel faktör bulunduğunu belirterek doların rezerv para olarak eski gücünü kaybetmeye başlamasının ve BRICS ülkelerinin finansal sistemde altının ağırlığını artırmasının bu süreci desteklediğini söylüyor. Jeopolitik baskıların sürmesi, FED’in faiz indirimlerine devam etmesi ve ABD seçimlerinin yaklaşıyor olması halinde ons altında 4.280-4.350 dolar bandına doğru kademeli bir yükselişin gündeme gelebileceği ifade ediliyor. Diğer yandan tahvil piyasasında baskının sürmesi ve doların güçlü kalması durumunda 4.150-4.230 dolar aralığında yatay bir konsolidasyon süreci bekleniyor. Orta Doğu veya Avrupa kaynaklı ani bir gerilim artışı yaşanması halinde ise ons altının 4.400 dolar üzerini kısa sürede test edebileceği öngörülüyor.




