Kuzey Anadolu Fayı'nın en kritik noktalarından olan Yedisu segmenti bir kez daha hareketlendi. Bölgede ölçülen 4,4 büyüklüğündeki sarsıntı sonrası bilim dünyası verileri masaya yatırdı.
BÜYÜK DEPREMİN HABERCİSİ Mİ?
Jeoloji Uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş cephesinden gelen analizler durumu netleştirdi. Bektaş'a göre bu hareketlilik tek başına büyük bir yıkımın sinyali sayılmaz. Yaşananlar fayın kendi içindeki olağan reaksiyonları arasında yer alıyor.
Konuyu sismik açıdan değerlendiren Bektaş, "Tek başına “büyük deprem habercisi” değildir. Kuzey Anadolu Fayı’nda bu tür sarsıntılar çoğunlukla lokal gerilim boşalmalarıdır." ifadelerini kullandı.
UYDU VERİLERİ YER ALTINI İŞARET EDİYOR
Yerin kilometrelerce altındaki asıl tablo uydu ve GPS sistemleriyle takip ediliyor. Elde edilen GNSS ve InSAR deformasyon raporları tehlikenin boyutunu ortaya koydu. Uzmanlara göre tekil sarsıntılar üzerinden zaman hesabı yapmak imkansız.
Bu durumu teknik verilerle açıklayan Bektaş, "4,4 Yedisu depremi tek başına büyük deprem habercisi değildir. GNSS ve InSAR deformasyon verileri, ana gerilme birikiminin fay üzerinde halen sürdüğünü gösterir. Bu tür tekil olaylarla büyük bir depremin ne zaman olacağı öngörülemez." dedi.
ASIL RİSK 242 YILLIK SESSİZLİKTE SAKLI
Kamuoyunu asıl endişelendiren konu tetiklenme senaryolarıydı. Ancak son depremin civardaki diğer kırıkları harekete geçirecek dinamik gücü bulunmuyor. Tehlikenin kaynağı dünkü sarsıntı değil. Bölgenin asıl derdi yüzyıllardır boşalmayan o devasa enerji.
Gerilimin uzun süredir fay üzerinde biriktiğine dikkat çeken Bektaş, uyarılarını şu cümlelerle noktaladı: "Yedisu segmentindeki 4,4'lük deprem; dinamik (geçici) ve statik stres açısından büyük depremi tetikleyecek güçte değil. Küçük ve zamana bağlı stres etkisi ise ihmal edilebilir seviyededir. Bu olay tetikleyici değil, sadece yerel bir stres ayarlamasıdır, asıl risk 242 yıl biriken gerilimdir."




