9 Ekim 2024 gecesi İstanbul Bakırköy’de yaşanan trajik olayın ilk duruşması, Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Özel harekât polisi Ahmet Ç., arkadaşı Kadir Özkök’ü beylik tabancasını tanıtırken kazara vurduğunu savundu. Mahkeme, sanığın üzerine atılı suçun mahiyeti ve mevcut delil durumu dikkate alınarak tutuklanmasına karar verdi. Dava ileri bir tarihe ertelendi.
“Silahı boş sanıyordum, patlayacağını düşünmedim”
Duruşmada savunma yapan sanık Ahmet Ç., olayın bilinçli bir eylem olmadığını, silahın dolu olduğunu fark etmediğini belirtti. Çatışma sonrası tedavi sürecinden çıktığını anlatan sanık, olay günü yaşananları şu ifadelerle aktardı:
“Kadir silahı eline alıp bazı teknikleri göstermeye başladı. Benden bazı hareketleri yapmamı istedi. Hareketi yaparken silah bir anda patladı. Şarjörün dolu olduğundan haberim yoktu. İlk başta vurulduğunu fark etmedim, şaka yaptığını düşündüm. Ancak kanı görünce hemen ambulansı aradım, yardım istedim. O benim en yakın arkadaşımdı.”
Müşteki aile: “Adalete güveniyoruz, en ağır cezayı almalı”
Hayatını kaybeden Kadir Özkök’ün ailesi duruşmada gözyaşları içinde ifade verdi. Baba Ergün Özkök, sanığın cezalandırılması gerektiğini belirterek, “Beraber büyüdüler ama o bir polisti, dikkatli olmalıydı” dedi. Anne Ayşe Özkök ise, “Benim evladım toprakta çürüyorsa, o da hapiste çürüsün” sözleriyle mahkeme salonuna duygusal anlar yaşattı.
Savcı: “Tutuklanmalı”
Cumhuriyet Savcısı, sanığın olayda bilinçli taksirle hareket ettiğini, mesleği gereği silah kullanımında profesyonel olması gerektiğini ve sonuçların farkında olabilecek durumda bulunduğunu belirterek, tutuklanmasını talep etti.
Mahkemeden Tutuklama Kararı
Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık polis memuru Ahmet Ç.’nin tutuklanmasına karar verdi. Eksiklerin tamamlanması için duruşma ileri bir tarihe ertelendi.
İddianamede “bilinçli taksir” vurgusu
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Ahmet Ç.’nin eyleminin “bilinçli taksirle ölüme neden olma” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Sanığın görev silahını bir sivil vatandaşa doğrultması ve olası sonucu öngörebilecek bilgi ve tecrübeye sahip olması dikkat çekilerek, hakkında 9 yıla kadar hapis cezası istendi.




