Milyonlarca çalışanın gözü kulağı Asgari Ücret Tespit Komisyonu'ndan çıkacak kararda. Ancak süreç bu yıl tansiyonla başladı. Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, komisyonun yapısında değişiklik yapılmadığı takdirde görüşmelere katılmayacaklarını açıkladı.
Atalay, Türk-İş Genel Merkezi’nde yaptığı açıklamada, "Sayın Bakan'a geçen hafta da ifade ettik. Bu yönetmelik değişmezse biz buraya katılmıyoruz" diyerek komisyona katılmama kararını kamuoyuyla paylaştı.
Temsil dengesi ve karar yapısı eleştiriliyor
Türk-İş’in eleştirisinin merkezinde komisyonun temsil yapısı ve karar alma mekanizmaları bulunuyor. Atalay, yıllardır dile getirilen bu sorunun artık çözüme kavuşması gerektiğini belirtti.
“Bizim dışımızdaki sendikalar da bu işin içinde olsun, bizim için mahzuru yok” diyen Atalay, karar alma sürecinde işçilerin daha güçlü temsil edilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Atalay, ayrıca "Asgari ücretlinin sorunlarını her gün dile getirmeye devam ederiz" diyerek müzakere masasında olmasalar bile kamuoyu nezdindeki mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti.
Hak-İş de toplantılardan çekildi
Sadece Türk-İş değil, Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nda yer alan diğer işçi temsilcisi HAK-İŞ de bu yılki toplantılara katılmama kararı aldı. Böylece iki büyük işçi konfederasyonunun ortak tavır göstermesiyle, komisyonun tarafsızlığı ve işlevselliği bir kez daha sorgulanmaya başlandı.
Geçtiğimiz yıl yüzde 30 zamla net 22 bin 104 lira olarak belirlenen asgari ücret, sendikalar tarafından yetersiz bulunmuş, karar özellikle işçi kesiminde tepkilere yol açmıştı.
DİSK: "Asgari ücret 45 bin liranın altına düşmemeli"
Asgari Ücret Tespit Komisyonu’na katılmayan bir diğer konfederasyon olan DİSK’in Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu da dikkat çeken bir çıkış yaptı.
Çerkezoğlu, dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırının 92 bin 547 TL’ye ulaştığını hatırlatarak, "Asgari ücret artık ortalama ücret haline geldi. 2026 yılı asgari ücreti 45 bin liranın altında olmamalı" dedi.
Bu açıklamalar, aralık ayında başlaması beklenen görüşmelerin sadece ekonomik değil, yapısal tartışmalara da sahne olacağının göstergesi.
Masada kim kalacak?
Türk-İş ve Hak-İş’in ortak tavrı sonrası gözler, komisyonun nasıl toplanacağına ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın atacağı adımlara çevrildi.
Önümüzdeki haftalarda başlayacak görüşmelerde işveren tarafı ve hükümet temsilcilerinin nasıl bir yol izleyeceği belirsizliğini koruyor. Ancak sendikal cephedeki bu kararlı tutum, sadece rakamsal artış değil, komisyonun yapısına yönelik bir reform talebinin de altını çiziyor.



