Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesinde 12 Kasım’da bir eve düzenlenen silahlı saldırının yankıları sürüyor. Saldırıda 23 yaşındaki İsmet Barçin hayatını kaybederken, 10 yaşındaki J.B. ağır yaralanmıştı. Olaydan sağ kurtulan Dilan Barçin, yaşadıklarını ilk kez anlattı. Barçin, evde yalnızca kadınlar ve çocuklar varken saldırının gerçekleştiğini, araçlardan inen kişilerin uzun namlulu silahlarla doğrudan ateş açtığını söyledi. Saldırının arkasındaki nedenin ise iddiaya göre sosyal medyada “aile büyüğü” olarak görülen bir kişinin fotoğrafının paylaşılmasıyla başlayan gerilim olduğu belirtiliyor. Olayla ilgili soruşturma sürerken, toplam 10 kişinin tutukluluk halinin devam ettiği öğrenildi.
“Üç araç çok hızlı geldi, bize geldiklerini anladık”
Silahlı saldırı, Kayapınar ilçesine bağlı kırsal Güleçoba Mahallesi’nde meydana geldi. Dilan Barçin, olay günü evde iki görümcesi, kayınvalidesi ve eltisiyle oturduklarını, ayrıca evde 6 çocuk bulunduğunu anlattı. Çocukların en büyüğünün 10, en küçüğünün 3 yaşında olduğunu belirten Barçin, saldırı anında evde hiçbir erkeğin olmadığını vurguladı.
Barçin, eşinin ve kayınının bir önceki olay nedeniyle nezarette olduğunu, kayınbabasının ise sabah duruşması için adliyeye gittiğini söyledi. O anları şöyle anlattı:
“Biz konuşurken karşı taraftan üç aracın çok hızlı şekilde geldiğini gördük. Burada bizden başka kimse olmadığı için bize geldiğini biliyorduk. Araçtan 7 kişi indi, uzun namlulu silahlarla direkt ateş etmeye başladılar.”
Bu anlatım, saldırının hedef gözetilerek yapıldığı iddialarını güçlendirirken, köyde yaşanan gerilimin boyutunu da ortaya koydu.
“Kızım nefes alamıyordu, sağlık ekiplerini çaresizce bekledim”
Dilan Barçin, saldırıdan sonra yaşadığı paniği ve kaybın büyüklüğünü anlatırken en çok da yaralanan çocuğunun durumuna dikkat çekti. “İçeriden büyük görümcem bağırarak çıktı, ‘İsmet vurulmuş’ dedi” diyen Barçin, eve girdiğinde İsmet Barçin’in yaşamasının mümkün olmadığını anladığını söyledi.
Dışarı çıktığında ise eltisinin, 10 yaşındaki kızını kucağına alıp koştuğunu belirten Barçin, “Jiyan da vurulmuş” denilince çocuğu kucağına alıp diğer çocukları güvenli yere göndermeye çalıştığını aktardı.
“Kızım kucağımda ‘nefes alamıyorum’ diyordu, yarı baygındı. Tarladan yola kendimi atarım diye çıktım. O sırada tekrar ateş etmeye başladılar. Çaresizce sağlık ekiplerinin gelmesini bekledim.”
Barçin, kızının iki hafta yoğun bakımda kaldığını, bir böbreğini kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu, tedavinin sürdüğünü söyledi. Ayrıca çocukların olayın psikolojik etkisini atlatamadığını, yalnız kalamadıklarını, okula gidemediğini ifade etti.
İddiaya göre gerilimin fitili “aile büyüğü” paylaşımıyla ateşlendi
Olayla ilgili açıklamalarda bulunan tutuklu Harun Barçin’in avukatı Zeynep Sena Ayrancı ise saldırının “kız isteme meselesi” olarak yansıtılmasının gerçeği yansıtmadığını öne sürdü. Ayrancı’nın iddiasına göre olayın arka planında sosyal medyada yapılan bir paylaşım var.
Avukat Ayrancı, bir gün önce S.B.’nin fotoğrafının sosyal medyada “aile büyüğümüz, reisimiz” notuyla paylaşılması üzerine karşı tarafın tahrik olduğunu ileri sürdü. Bu paylaşımdan sonra taraflar arasında darp olayı yaşandığını, karşılıklı şikâyetlerle bazı kişilerin gözaltına alındığını söyledi. Ayrancı, “11 Kasım’da yaşanan gerginlikte ‘yarın olsun bakarız’ gibi sözlerle 12 Kasım’a vurgu yapıldı” ifadelerini kullandı.
Ayrancı’ya göre 12 Kasım günü evde erkeğin olmadığı anlaşılınca saldırı planı devreye girdi ve uzun namlulu silahlarla eve ateş açıldı. Bu saldırıda İsmet Barçin’in başından vurularak hayatını kaybettiği, 10 yaşındaki çocuğun ise yaralandığı belirtildi.
10 kişi tutuklu, barış girişimleri sürüyor
Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında saldırıya katıldığı öne sürülen 7 kişinin tutuklandığı, önceki gün yaşanan kasten yaralama dosyasında da bazı isimlerin tutuklu bulunduğu aktarıldı. Toplamda 10 kişinin tutukluluk halinin sürdüğü bildirildi.
Avukat Ayrancı, olayın kan davasına dönüşmemesi için köyün ileri gelenlerinin ve bir milletvekilinin de katıldığı görüşmeler yapıldığını söyledi. Görüşmelerde zararların karşılanması ve saldırıya karıştığı öne sürülen kişilerin köyden ayrılması gibi şartların gündeme geldiği belirtildi. Ancak aile tarafının cezai süreçten vazgeçmediği, yargılamanın devam ettiği ifade edildi.




