İstanbul Büyükçekmece Adliyesi’nde adli emanette bulunan yüklü miktarda altın ve gümüşün kaybolduğu skandal sonrası, gözler sadece zimmet memurlarına değil, denetimden sorumlu Cumhuriyet Savcısı Yavuz Engin’e de çevrildi. Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK), adli emanetten sorumlu savcı olan Engin hakkında inceleme başlattı.
Yavuz Engin ismi, kamuoyunda daha önce Yenidoğan Çetesi soruşturmasındaki rolüyle öne çıkmıştı. Ancak bu kez adının, adliye içerisinde gerçekleşen yüksek değerli bir hırsızlık soruşturmasıyla anılması dikkat çekti. Soruşturmanın kapsamı genişletilirken, ihmal iddiaları da mercek altına alındı.
Kaybolan altın ve gümüş, işe gelmeyen memurla ortaya çıktı
Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı Emanet Bürosu’nda görevli zimmet memuru Erdal Timurtaş’ın uzun süredir işe gelmemesi üzerine durum, Cumhuriyet Savcısı Yavuz Engin’e bildirildi. Savcılık kararıyla odalar ve kasalar açıldı, yapılan incelemede yaklaşık 25 kilogram altın ve 50 kilogram gümüşün kayıp olduğu tespit edildi.
Bu gelişme üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla zimmet memuru Erdal Timurtaş ile bir başka görevli Kemal D. hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Genişletilen soruşturma kapsamında adliyede görevli başka isimlerin de bilgisine başvurulabileceği belirtiliyor.
Şüpheli memur İngiltere’ye kaçtı, bir kişi gözaltında
Yapılan araştırmalar neticesinde, zimmet memuru Erdal Timurtaş’ın 19 Kasım 2025’te ailesiyle birlikte İngiltere’ye kaçtığı ortaya çıktı. Diğer şüpheli Kemal D. ise bulunduğu adreste gözaltına alındı. Olayla ilgili soruşturma devam ederken, şüpheli Timurtaş’ın sosyal medya uygulaması WhatsApp üzerinden çevresine attığı mesajlar da dikkat çekti.
Timurtaş’ın, çevresine “Ben malları sattım, Allah çarşınıza pazar versin” şeklinde mesajlar gönderdiği öğrenildi. Bu ifadeler, soruşturmanın seyri açısından önemli deliller arasında yer aldı.
Denetim zafiyeti iddiası: Savcının sorumluluğu sorgulanıyor
HSK’nın başlattığı soruşturma kapsamında, Cumhuriyet Savcısı Yavuz Engin’in adli emanet üzerindeki denetim görevini ne ölçüde yerine getirdiği araştırılacak. Özellikle, bu kadar yüksek miktardaki kıymetli emtianın uzun süre fark edilmeden kaybolmuş olması, adliye içindeki denetim mekanizmalarının yeterliliği konusunda soru işaretleri doğurdu.
Uzmanlar, adli emanet sistemindeki kontrollerin ve şeffaflık süreçlerinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirtiyor. Olayın yargı bürokrasisinde daha geniş bir etki yaratması bekleniyor.




