Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu, düzenlediği haftalık olağan basın toplantısında Türk siyasetinin ve dış politikanın sıcak başlıklarına değindi. İktidarın muhalefeti yargı ve devlet gücüyle dizayn etmeye çalıştığını savunan Karamahmutoğlu, Türkiye’nin bir "siyasal sıkıyönetim" sürecinden geçtiğini ileri sürdü.

"CHP Hakkındaki Mutlak Butlan Kararı Siyasal Bir Darbedir"

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin, Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) 38. Olağan Kurultayı hakkında verdiği "mutlak butlan" kararına değinen Karamahmutoğlu, bu kararın hukuk güvenliğini tamamen ortadan kaldırdığını belirtti:

"Seçilmişlerin, atanmışların vesayetinden kurtulması gerektiğini savunan AKP, bugün yargı eliyle muhalefeti dizayn ediyor. Yüksek Seçim Kurulu (YSK) gözetiminde yapılan bir kurultayın, yıllar sonra bir yerel mahkeme kararıyla iptal edilmesi Türk demokrasisine indirilmiş ağır bir darbedir. Bu kararın kendisi mutlak butlandır."

Karamahmutoğlu, yargının siyasete doğrultulmuş bir silah olamayacağını vurgulayarak, bu durumun geçmişte MHP kongre sürecinde yaşanan operasyonların bir benzeri olduğunu söyledi. YSK'ya göre yasal Genel Başkanın halen Özgür Özel olduğunu hatırlatan sözcü, Kemal Kılıçdaroğlu'nun geçmişte mühürsüz oylara ve kritik seçim sonuçlarına itiraz etmeyip, kendi partisinin kurultayına itiraz etmesini eleştirdi. CHP'ye bu süreçten çıkış için olağanüstü kongreyi toplama çağrısında bulundu.

"Darbeler Silsilesi Ümit Özdağ ile Başladı"

Türk siyasetine yönelik yargı müdahalelerinin bir takvime bağlandığını ifade eden Azmi Karamahmutoğlu, süreçleri kronolojik olarak hatırlattı:

Karamahmutoğlu, iktidarın oy kaybedince muhalefet blokunu dağıtmak amacıyla siyaset dışı araçlara ve şafak operasyonlarına sarıldığını, son olarak Buca Belediye Başkanı ve Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı örneklerinde olduğu gibi yerel yönetimlere "kayyum" modelinin bir baskı aracı olarak yerleştiğini iddia etti.

"İmralı'da Bebek Katiliyle Yasa Pazarlığı mı Yapılıyor?"

İç siyasetteki gelişmelerin yanı sıra terörle mücadele ve yeni bir "açılım" iddiasına da sert tepki gösteren Zafer Partisi Sözcüsü, DEM Parti Milletvekili Pervin Buldan'ın Van'daki açıklamalarına dikkat çekti:

"Pervin Buldan, 7-8 maddelik bir yasa taslağının Meclis'e gelmeden önce İmralı'da bebek katili Abdullah Öcalan'a sunulacağını ve onun onayı alındıktan sonra yasalaşacağını açıkça itiraf etmiştir. Soruyoruz: Meclis komisyonunu terörist başının ayağına göndererek milli gururumuzu kırdığınız yetmedi mi? Şimdi de 50 bin vatandaşımızın kanı elinde olan bir katil için mi TBMM'yi çalıştıracaksınız? 28. Dönem Parlamentosu teslim olmuş bir Türkiye'nin meclisi değildir!"

Dış Politikada Kıbrıs Uyarısı: "Türkiye Güneyden Kuşatılıyor"

Dış politikada Ege Adaları ve Doğu Akdeniz'deki güvenlik zafiyetlerine vurgu yapan Karamahmutoğlu, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile Hindistan arasında yapılan stratejik ortaklık ve BrahMos sünyersonik füze sistemi alımı görüşmelerini gündeme taşıdı:

  • BrahMos Füze Tehdidi: 500 km menzile ve 3 Mach hıza sahip bu füzelerin, milli gemisavar füzemiz Atmaca’dan 3 kat hızlı ve 2 kat daha uzun menzilli olduğu belirtildi.

  • Askeri Üsler ve Kuşatma: GKRY'nin son yıllarda ABD, Fransa ve İsrail'e askeri üs izni verdiğini, Yunanistan'ın F-16 görev grubunun adada kalıcı hale geldiğini söyleyen sözcü, Türkiye'nin güneyden ciddi bir kuşatma tehdidiyle karşı karşıya olduğunu ifade etti.

Karamahmutoğlu, "Yunan askeri botları sahillerimize, Datça kıyılarına kadar girerken susan bu müflis zihniyet, iç siyasetle gündemi boğmaktadır. Zafer Partisi iktidarında Türk devlet aklı yeniden egemen olacak ve bu tehditlere asla meydan verilmeyecektir" diyerek açıklamalarını sonlandırdı.

Muhabir: Metehan şanlı