Yalova’da faaliyet gösteren ve et ile et ürünleri sektöründe hizmet veren bir firmanın konkordato ilan etmesinin ardından ciddi iddialar gündeme geldi. Tesislerin kapatılması ve onlarca çalışanın işten çıkarılmasıyla başlayan süreç, çalışanlar ve tedarikçiler için büyük bir mağduriyete dönüştü. Maaşlarını ve tazminatlarını alamayan işçiler ile firma adına et ve hayvan tedariki yapan taşeronlar, firma sahipleri hakkında Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Paravan firmalar üzerinden karşılıksız çekler verildiği ve yaklaşık 30 mağdurun toplamda 1 milyar liraya yakın zarara uğratıldığı öne sürüldü.

Konkordato sonrası tesisler kapandı, çalışanlar işsiz kaldı

İddiaya göre Yalova’da faaliyet gösteren firma, konkordato ilan ettikten kısa süre sonra üretim tesislerini kapattı. 25 Aralık 2025 tarihinde yaklaşık 50 çalışanın iş akdine son verildi. Uzun yıllardır aynı firmada çalışan işçiler, içeride kalan maaş ve tazminatlarını alamadıklarını belirtti.

Sadece çalışanlar değil, firma ile ticari ilişki içinde olan çok sayıda tedarikçi de mağduriyet yaşadığını ifade etti. Et ve hayvan tedariki yapan firmalar, verdikleri ürünlerin karşılığında paravan şirketlere ait çekler aldıklarını, bu çeklerin ise bankaya ibraz edildiğinde karşılıksız çıktığını öne sürdü.

“Tosuncuk’tan sonra en büyük dolandırıcılık” iddiası

Mağdurların avukatlarından İbrahim Halil Açıkgöz, olayın boyutunun çok büyük olduğunu savundu. Açıkgöz, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin “Tosuncuk” olayından sonra en büyük dolandırıcılık vakalarından biriyle karşı karşıya olunduğunu ileri sürdü. Yaklaşık 1 milyar liralık bir vurgundan söz eden Açıkgöz, paravan şirketler üzerinden verilen çeklerle sistematik bir yapı kurulduğunu iddia etti.

Açıkgöz’e göre, internette yayılan sahte haberlerle firmaya büyük yatırımlar yapıldığı algısı oluşturuldu. Bu sayede piyasada güven sağlandığını düşünen tedarikçilerin firma ile çalışmaya başladığı, ardından paravan şirketler üzerinden karşılıksız çekler verildiği öne sürüldü. Avukat Açıkgöz, şu ana kadar savcılığa sunulan deliller arasında çok sayıda karşılıksız çek bulunduğunu ve şüpheli sayısının 100’e kadar çıkabileceğini ifade etti.

Konkordato kalkanı altında dolandırıcılık iddiası

Bir diğer mağdur avukatı Yiğit Yavaş ise konkordato sürecinin kötüye kullanıldığını iddia etti. Yavaş, konkordato müessesesinin ticari hayatı ve mülkiyet hakkını korumayı amaçladığını ancak bu olayda bir “kalkan” olarak kullanıldığını düşündüklerini dile getirdi.

Avukat Yavaş, 3 milyar liralık yatırım vaadiyle piyasada suni bir güven ortamı oluşturulduğunu, gerçeği yansıtmayan medya haberleriyle firmaya itibar kazandırıldığını savundu. Bu yolla milyonlarca liralık mal toplandığını belirten Yavaş, yaşananların basit bir ticari başarısızlık değil, önceden kurgulanmış nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik iddialarıyla değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Dosya kapsamında çok sayıda somut delilin Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunulduğu bildirildi.

İzmit'te 18 Yıl Sonra Çözülen Çöp Konteyneri Davası: Sanık Anne Duruşmada Gözyaşlarına Boğuldu!
İzmit'te 18 Yıl Sonra Çözülen Çöp Konteyneri Davası: Sanık Anne Duruşmada Gözyaşlarına Boğuldu!
İçeriği Görüntüle

Mağdurlar yaşadıklarını anlattı

Mağdurlardan tedarikçi firma sahibi Murat Açıköz, paravan şirket çekleriyle yaklaşık 135 milyon lira dolandırıldığını iddia etti. Açıköz, süreç boyunca tehdit aldığını da öne sürerek, yaşadıklarını adalet önünde anlatacağını söyledi.

Yedi yıldır firmada çalışan Mafire Kürekçi, maaş ve tazminat alacaklarının içeride kaldığını belirtirken, Mehmet Emin Tokat firmalarının yaklaşık 30 milyon lira zarara uğradığını ifade etti. Altı yıllık çalışan Burak Yıldırım da emeğinin karşılığını almak istediğini dile getirdi.

Mağdurlar, soruşturmanın titizlikle yürütülmesini ve sorumluların adalet önünde hesap vermesini talep ediyor.

Kaynak: İHA