Saadet Partisi Kocaeli İl Başkanı Recep Sarıdoğan, Dilovası'ndaki yangınla alakalı şu ifadeleri kullandı:
“Dilovası yangını ile alakalı da yine bir soru önergesi yazıldı. Orada bu binanın ruhsatlısı olduğu söyleniyor. Tek katının ruhsatlı olduğu, diğerlerin ruhsatlısı olduğu söyleniyor.
“Zabıta müdürleri çay içip parfüm alarak gidiyor”
İşte oraya gelen zabıta müdürlerinin geldiği, çay içerek, efendime söylediğim, parfüm alarak gittiği söyleniyor. Yine belediye başkan yardımcıları tarafından imzalandığı söyleniyor. Ama şunu ifade edeyim, Dilovası ile alakalı; 2019 yılında, Allah gani gani rahmet etsin, Ercan Dalkılıç ile biz orada çalışmıştık. Bizi hatta ulusal medyaya taşımışlardı. Gerçekten orada Ercan Dalkılıç, 2019'da ve bugün belediye başkanı olmuş olsaydı bu hadiseler olmazdı.
Bunlara izin vermezdi. Kesinlikle izin vermezdi. Ama aynı partinin belediye başkanı, belki yukarıdan baskılarla beraber, orada birçok olumsuzluğa da ne yazık ki oluşmasına zemin hazırladı.
Ki o bölge, Mimar Sinan bölgesi tamamen kamulaştırılmış. Vatandaş diyor ki, ya başkanım, biz hakikaten rahatsızız. Bizi şirketlerle devlet karşı karşıya bırakıyor.
Burada bir gürültü, kirliliği var, birçok sıkıntı, problem var. Biz bazen diyor ki, lanet olsun diyoruz, uzaklaşıyoruz, akrabalarımızı, evlerimizi başka taraflara gitmek zorunda kalıyoruz diyor. Oysa ki kamulaştırma yapacaksanız öncesinde de o insanları bir yer mutlaka bulmak mecburiyetindesiniz.
Yani rahatsız etmek zorunda değilsiniz o insanları. Ama siz kamulaştırıyorsunuz, kimsenin haberi yok. Geliyor orada sanayici, haklı olarak tabii siz mutlaka orada bir kamulaştırma, bir sanayi bölgesi ilan ettiğinize göre, vatandaş da geliyor, yatırımını yapıyor ve sonuç itibariyle de, ama orada insanlarla, şirketlerle insanları karşı karşıya bırakıyor.
“Devlet hakem olmalı, vatandaşla şirket karşı karşıya bırakılmamalı”
Devlet burada ne olmalı? Hakem olmalı esasında. İki tarafı da mağdur etmemesi gerekir. Önceden tebliğ etmesi, biz burayı kamulaştırma yapıyoruz demesi gerekiyor.
Ama burada dediğimiz gibi ciddi bir plansızlık var. Yani Kocaeli, tamam sanayi bölgesi ama sanayi nereye kadar sanayi? Bir yerde dur denmesi gerekmiyor mu? Ya bu hükümetin adamı da olabilirsiniz, paranız da çok olabilir ama bir dakika kardeşim, senin paran var ama ben bu milleti rahatsız ettiremem. Bu milleti ileride, gelecekteki nesillerine bu şehri, senin insafına bırakamam demeli manada.”
