Kocaeli’de deprem güvenliği ve yapılaşma konusunda zemin özellikleri büyük önem taşıyor. Kocaeli İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Ali Akgün, kentteki zemin yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Akgün, mühendislik açısından her zemine yapı yapılabileceğini ancak zeminin özelliklerine göre maliyetlerin ve alınması gereken önlemlerin değiştiğini söyledi.

HER ZEMİNE YAPI YAPILABİLİR

Ali Akgün, mühendislik teknikleri kullanılarak farklı zemin koşullarına uygun yapıların yapılabileceğini belirterek, bazı bölgelerde daha fazla zemin iyileştirmesi ve ek mühendislik uygulaması gerektiğini ifade etti.

İstinat duvarları, yamaç düzenlemeleri ve zemin iyileştirme çalışmalarının zeminin özelliklerine göre gerekli olabileceğini belirten Akgün, vatandaşların anlayacağı şekilde sağlam ve güvenli zeminin; taşıma gücü yüksek, yer altı su seviyesi düşük ve temel aşamasında fazla iyileştirme gerektirmeyen alanlar olduğunu söyledi.

KANDIRA VE GEBZE’YE DİKKAT ÇEKTİ

Kocaeli’de zemin açısından daha avantajlı bölgeler arasında Kandıra ve Gebze bölgelerine dikkat çeken Akgün, bu bölgelerdeki zemin değerlerinin bazı ova kesimlerine göre daha yüksek olduğunu belirtti.

İzmit’in sırt bölgelerinin de zemin açısından daha avantajlı olduğunu ifade eden Akgün, Körfez’den yaklaşık 3-4 kilometre yukarı çıkıldığında daha sağlam zemin yapılarının coğrafi olarak başladığını söyledi.

“SAĞLAM ZEMİN BİNAYI TEK BAŞINA KURTARMAZ”

Ali Akgün, zemin açısından avantajlı bir bölgede bulunmanın tek başına yapının depremde güvenli olacağı anlamına gelmediğini özellikle vurguladı.

Yapının güvenliğinin; zemin koşulları, bina tasarımı ve kullanılan mühendislik tekniklerinin birlikte değerlendirilmesiyle mümkün olduğunu belirten Akgün, sağlam zemine yapılan her binanın depremde mutlaka ayakta kalacağı düşüncesinin doğru olmadığını ifade etti.

Akgün, deprem güvenliği açısından zeminin yanı sıra binanın taşıyıcı sistemi, tasarımı, kullanılan malzemeler ve yapım kalitesinin de büyük önem taşıdığını vurguladı.

Muhabir: Gökdeniz Özdemir