Kocaeli Ticaret Odası’nın (KOTO) 24 Haziran 2026 tarihli aylık olağan meclis toplantısı, kent ve ülke ekonomisinin geleceğini yakından ilgilendiren çok kritik bir enerji krizinin tartışılmasına sahne oldu. Oturumda söz alan meclis üyeleri, yenilenebilir enerji yatırımları ve özellikle Güneş Enerjisi Santralleri (GES) mevzuatında arka arkaya yapılan radikal değişikliklerin iş dünyasında yarattığı derin güvensizlik ortamını ve sanayicilerin yaşadığı mağduriyetleri sert ifadelerle meclis kürsüsüne taşıdı.
"Saatlik Mahsuplaşma" Yatırımcıyı Çıkmaza Sürükledi
Meclis kürsüsünden iş insanlarına ve oda yönetimine seslenen KOTO Meclis Üyesi, geçmiş dönemlerde bizzat devlet eliyle teşvik edilen ve desteklenen yeşil enerji yatırımlarının, getirilen yeni kurallarla adeta bir çıkmaza doğru sürüklendiğini ifade etti. Yaşanan süreci kronolojik bir sırayla özetleyen Ali Yüksel Balaban, mevzuat istikrarsızlığını şu sözlerle eleştirdi:
"İlk önce bir kanun değişikliği oldu; 'istediğiniz kadar satamazsınız' dediler. Ondan sonra kanun bir daha değişti; 'ürettiğiniz kadar, tükettiğiniz kadar satabilirsiniz' dediler. En son olarak geçtiğimiz Mayıs ayında, tabiri caizse garip guraba bir kanun daha çıktı: Saatlik mahsuplaşma."
"Avrupa Teşvik Ederken Biz Zorlaştırıyoruz"
Özellikle Avrupa pazarındaki ülkelere ihracat yapan Kocaeli sanayicileri için karbon ayak izi ve fosil yakıt kullanımı kriterlerinin hayati bir değer taşıdığına dikkat çekilen konuşmada, Avrupa ülkelerinin şahısları dahi güneş enerjisine yönlendirmek için kesintisiz teşvikler sunduğu hatırlatıldı. Türkiye'deki "saatlik mahsuplaşma" uygulaması ve elektrik dağıtım şirketlerinin dayatmacı politikaları sebebiyle Kocaeli’deki pek çok firmanın SEPAŞ ile ciddi kronik sorunlar yaşadığı, hatta bayram dönemlerinde dahi geçici kapatma talepleriyle karşı karşıya kalarak üretim ve enerji planlamalarının sekteye uğratıldığı açıklandı.

"Devlette Devamlılık Esastır, Ticarette Güven Zedeleniyor"
10 yıllık uzun vadeli resmî sözleşmelere imza atarak milyonlarca liralık büyük bütçeli yatırımlara girişen iş insanlarının kazanılmış haklarının hukuk devletinde mutlak suretle korunması gerektiğini vurgulayan KOTO Meclis Üyesi, tepkisini şu sözlerle haykırdı:
"Biz bu yatırımları yaparken 10 yıllık sözleşmeler imzalıyoruz. Devletimizde devamlılık esas olması gerekirken, bir anda bu kanunların değişmesi birçok insanı mağdur etti. 'Ben yaptım oldu' mantığı ne kadar doğru? Biz iş insanları olarak bu yatırımları yaparken belli bir beklenti içine giriyoruz. O zaman biz bu yatırımları niye yapıyoruz? Piyasalarda ve ticarette güven esastır. İhracat yapmaya, katma değer oluşturmaya çalışıyoruz ama sonuç olarak baktığımız zaman bütün yaptıklarımızın hiçbir anlamı kalmıyor."
Güneş enerjisinde yaşanan bu açmazı çözmek adına firmaların depolama sistemlerine yönlendirilmesinin de kalıcı bir çare olmadığını, aksine sanayiciye çok yüksek ve ek bir maliyet yükü getirdiğini belirten meclis üyeleri, KOTO çatısı altından ekonomi yönetimine ve yetkililere seslenerek, yaşanan hak kayıplarının ve mağduriyetlerin ivedilikle giderilmesi amacıyla acil bir yasal düzenleme yapılması talebinde bulundu.