İzmit’ten Kandıra’ya Uzanan Anma Korteji

Kocaeli Valiliği ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin kurumsal destekleriyle, Kocaeli Kafkas Kültür Derneği öncülüğünde kurulan "Anma Komitesi" tarafından düzenlenen organizasyon, Türkiye'nin dört bir yanından gelen Çerkes diasporasını buluşturdu. Abaza, Adige, Çerkes ve Ubıh gibi Kafkas boylarının acısını dünyaya haykıran etkinliklerin ilk durağı İzmit merkez oldu.

Fevziye Parkı'nda bulunan Sürgün Anıtı önünde Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan program, anıta ilk karanfillerin bırakılmasıyla sürdü. Ardından Büyükşehir Belediyesinin tahsis ettiği otobüslerle yola çıkan kortej, sürgün yollarında açlık, salgın hastalık ve bitkinlik nedeniyle can veren atalarının defnedildiği Kandıra Karaağaç Mezarlığı'nı ziyaret ederek dualar okudu.

"Yas Tut Ey Çerkes, Onlar İçin"

Kandıra’daki resmi törende konuşan Ketenciler Çerkes Kültür Derneği Başkanı Birgül Özkanlı, Karadeniz’in Çerkes halkı için adeta dev bir mezarlık olduğunu hatırlatarak şu duygusal ifadeleri kullandı:

"Denizlerde yok olup gidenleri aklına getir, tarihe ağır kara sayfa olarak geçenleri. Anaların toprağa dökülen gözyaşlarını, babaların düşman ordusuna siper olan göğüslerini... Yas tut ey Çerkes, onlar için."

Kocaeli Kafkas Kültür Derneği Başkanı İbrahim Uygun ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Koordinatörü Abdullah Köktürk de yaptıkları konuşmalarda onurlu ataların ruhlarını rahmetle yad ederek, bu trajedinin dünya durdukça unutulmayacağını ve birlik ruhunun korunacağını vurguladı.

"Düşünün, O Gün Hayvanlar Bile Ne Acılar Çekmiş"

Anma programına katılanların paylaştığı sözlü tarih hikayeleri ise salonda ve sahilde bulunan herkesi gözyaşlarına boğdu. Katılımcılardan Abdülkadir Özpehlivan, dedesinden aktarılan ve sürgünün insani boyutunun yanında doğal hayatı nasıl etkilediğini anlatan şu anıyı paylaştı:

"Dedem atıyla limana gelmiş ancak kurallar gereği atını gemiye bindirmesi yasakmış. Son anda atının yularını çıkarıp onunla vedalaşarak gemiye binmiş. Gemi yaklaşık bir saat hareket etmeden denizde beklemiş, at ise durmadan sahilde koşarak sahibini kaybetmenin paniğini yaşamış. Gemi nihayet hareket ettikten sonra, o sadık hayvan denize dalıp geminin arkasından çırpınarak dalgalarda kaybolmuş. Düşünün, o gün sadece insanlar değil, hayvanlar bile ne büyük acılar çekmiş."

Babalı Mağaraları ve Nart Ateşiyle Kapanış

Törende söz alan vatandaşlardan Ömer Aydın, Babalı Sahili'nin ve sahil şeridinde yer alan mağaraların Çerkes toplumu için kutsal birer sığınak olduğunu söyledi. Aydın, "Burası atalarımızın karaya çıktığı ilk yer. Aşağıdaki mağaralara sığınmışlar, orada hâlâ onlardan kalma yazılar ve izler var. Bu ağıtlar içimizi yakıyor" dedi.

Programın en duygu yüklü anı, havanın kararmasıyla birlikte sahil kenarında yaşandı. Katılımcılar, ellerindeki meşalelerle sessiz bir yürüyüş gerçekleştirerek Karadeniz'in hırçın sularına yüzlerce kırmızı karanfil bıraktı. Tören, Kafkas halklarının sönmeyen direnişini, küllerinden yeniden doğuşunu ve kültürel varlığını simgeleyen geleneksel Nart ateşinin yakılması ve söylenen hüzünlü ağıtlarla (ğıbze) sona erdi.

Kaynak: İHA