"Ayakta durduğum müddetçe bu tezgâhın başında olacağım, sağlığımı çalışmaya borçluyum" diyor. İşte İzmit tarihinin canlı tanığı Hüseyin Orhan’ın öyküsü...
1970'ten Bugüne Uzanan Dürüstlük Yolculuğu
1946 doğumlu Hüseyin Orhan, esnaflık hayatına ilk olarak 1970 yılının nisan ayında İzmit Abdurrahman Yüksel Caddesi'nde adım attı. Uzun yıllar kardeşiyle omuz omuza çalışan emektar esnaf, 1986 yılında yollarını dostça ve hiçbir dargınlık yaşamadan ayırarak bugün hala hizmet verdiği İstiklal Caddesi’ndeki dükkanını açtı.
Mutfak eşyalarından binbir çeşit baharata kadar çok geniş bir ürün yelpazesine sahip olan dükkan, kısa sürede İzmitlilerin en zor anlarında kapısını çaldığı bir "çözüm merkezi" haline geldi.

"Yok Yok Hüseyin" Lakabı Nereden Geliyor?
Hüseyin Orhan, kentin hafızasına kazınan lakabının hikayesini şu sözlerle anlatıyor:
🎙️ "Eksik Olan Ne Varsa İstanbul'dan Getiriyordum" "Çevremde 'Yok Yok Hüseyin' olarak tanınmamın asıl sebebi, işe başladığım ilk yıllarda İzmit'te pek çok ürünün, parçanın bulunmamasıydı. Müşterilerim benden bir şey istediğinde 'yok' demezdim. Her cumartesi günü bizzat İstanbul'a gider, İzmit'te eksikliği hissedilen, bulunamayan ne varsa çuvallarla getirip tezgahıma koyardım. Hatta 1986'da İzmit'te kuru kahve satan kimse pek yoktu. İstanbul'dan her hafta 10'ar tane getirerek satmaya başladım. Kuru kahveyi İzmit'e tanıtan, sevdiren isimlerden biri benim."
"Fabrikaların Bile Yapamadığını Biz Bulup Çözüyoruz"
Günümüzde her köşebaşında büyük alışveriş merkezleri ve dükkanlar olmasına rağmen kendi dükkanının misyonunun çok farklı olduğunu belirten Hüseyin usta, günlük ve popüler eşyalar satmadığını vurguluyor:
Yüzde 80'i Stokta Hazır: Eskiden bulunması imkansız olan eski düdüklü tencere, blender ve mutfak aletlerinin yedek parçalarının artık %80'ini dükkanında hazır bulunduruyor.
15 Gün İçinde Temin Ediliyor: Dükkanda anlık olarak bulunmayan nostaljik veya nadir bir parçayı ise Hüseyin Orhan, yılların verdiği tecrübe ve geniş çevre ağı sayesinde en geç 1-2 hafta içinde bir yerlerden mutlaka bulup müşterisinin derdine derman oluyor.

Çocukları "Artık Bırak" Dese de O Nöbette!
İlerleyen yaşı nedeniyle çocuklarının sık sık "Baba artık yoruldun, yeter, işi bırak ve dinlen" telkinlerinde bulunduğunu belirten Hüseyin Orhan, emekli olup köşesine çekilmeyi kesinlikle reddediyor. Arkadan gelen yeni bir neslin veya bu zanaati sürdürecek başka birinin kalmadığını hüzünle dile getiren usta esnaf, "Bütün iş dürüst çalışmakta. Ben sağlığımı bu dükkana, hareket etmeye ve insanlara yardım etmeye borçluyum. Ömrüm yettiği, ayaklarım beni taşıdığı müddetçe bu işe ve İzmit halkına hizmet etmeye devam edeceğim" diyerek mesleğine olan sarsılmaz bağını gözler önüne seriyor.