Gaziantep’in tarihi Bakırcılar Çarşısı’nda halen dumanı tüten bir ocağın başında çalışan 80 yaşındaki Osman Şimşek, kentin yaşayan son kalaycı ustalarından biri. Henüz 10 yaşındayken babası tarafından bir kalay ustasına çırak olarak verilen Şimşek, o günden bu yana tam 70 yıldır bakır kaplara hayat vermeye devam ediyor. İlerlemiş yaşına ve alzheimer hastalığına rağmen mesleğini bırakmayan Şimşek, her sabah erken saatlerde dükkânına gelip akşama kadar kalay yapıyor. Çocukluk heyecanını hâlâ içinde taşıdığını belirten usta, “Çocukluğumdan beri ocak başında bakır kapları kalaylıyorum” diyor.
Unutulmaya yüz tutmuş bir mesleğin son temsilcisi
Zamanla sanayileşen üretim sistemleri ve değişen tüketici alışkanlıkları nedeniyle kalaycılık, pek çok kentte yok olmaya yüz tutmuş meslekler arasında. Ancak Gaziantep’te bu kültürü yaşatmaya çalışan ender isimlerden biri Osman Şimşek. Tarihi çarşının simgelerinden biri haline gelen Şimşek, mesleğini ilk günkü özveriyle sürdürmeye çalışıyor. “Bu mesleği ustamdan öğrendim, yıllarca onun yanında çalıştım. Sonra babam bu dükkânı açtı. O günden beri hiç ara vermedim,” diyerek geçmişi anımsıyor.
Hastalığına rağmen ocağını terk etmiyor
Alzheimer hastası olan Osman usta, zaman zaman hafıza sorunları yaşasa da mesleğinden vazgeçmiyor. Yanında çalışan Halil İbrahim Uncu, ustasının azmini şu sözlerle anlatıyor: “Osman usta neredeyse 10 yaşından beri bu işi yapıyor. Şimdi sağlığı eskisi gibi değil ama yine de ocak başına geliyor. Biz ona yardımcı oluyoruz ama o da bize yardım ediyor. Hâlâ çalışkan, hâlâ üretken. Ondan çok şey öğreniyoruz.”
“Bu yaşta ocağın başında olan usta kalmadı”
Osman ustanın dostları ve meslektaşları da onun çabalarına büyük saygı duyuyor. Fikret Yılmaz, “Osman usta bizim en eski ustalarımızdan. 80 yaşında ve hâlâ ocakta. Bu yaşta çalışmak kolay değil. Alzheimer hastası ama evde oturmasındansa burada olması hem ona hem bize iyi geliyor. Artık bu yaşta bu mesleği sürdürebilen kimse kalmadı,” diyor.
Mesleğine olan sevgisiyle gençlere örnek oluyor
Osman Şimşek’in hikâyesi, sadece bir mesleği sürdürmek değil; aynı zamanda bir kültürü yaşatmak anlamına geliyor. Gençlerin elini bile sürmediği kalaycılık, onun ellerinde hâlâ hayat buluyor. Emek, sabır ve ustalıkla şekillenen bu meslek; bir dönemin ruhunu, kokusunu ve sesini barındırıyor. Osman usta, tüm zorluklara rağmen geçmişin izini günümüze taşımaya devam ediyor.