Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası binası önünde hak mücadelelerini açlık greviyle sürdüren özel sektör öğretmenlerine anlamlı bir ziyaret gerçekleştirdi. Eylem alanında öğretmenlerle bir araya gelen ve onların taleplerini dinleyen Özdağ, mesleki olarak öğretmenlere çok yakın olduğunu ifade etti. Uzun yıllar üniversitelerde akademisyenlik yaptığını belirten Özdağ, "Değerli öğretmen arkadaşlarımızla ve onların onurlu mücadelesiyle tam bir dayanışma içerisinde olduğumuzu göstermek için buradayız. Ben de bir öğretmenim. Yıllarca üniversitede öğretim üyeliği yaptım, birçok meslektaşımın yetişmesine vesile oldum ve öğretmenliğin getirdiği yapısal sorunları bizzat yaşayarak tecrübe ettim" dedi.
Mevcut hükümetin eğitim politikalarını ve liyakat sistemini sert eleştirilerle hedef alan Özdağ, Türkiye'nin tehlikeli bir kültürel gerileme döneminden geçtiğini savundu. Eğitimin değil eğitimsizliğin, bilginin değil cehaletin ön plana çıkarılıp pohpohlandığı bir süreç yaşandığını iddia eden Zafer Partisi Lideri, "Hiç utanmadan cahilleri sevdiğini söyleyen bir öğretim üyesinin ödüllendirilerek terfi ettirildiğini hepimiz hatırlıyoruz. Böyle bir zihniyet ülkeye hakim olunca; eğitimin çökmesi, öğretmenlerin geri plana itilmesi, ekonomik kıskaca alınması ve atanamamaları maalesef günlük yaşamın bir parçası haline geliyor" ifadelerini kullandı.
"Anayasal Haklarını Kullanan Gençleri Polisle Karşı Karşıya Getirmeyin"
Atanamayan on binlerce genç öğretmen adayının dramına ve görevdeki öğretmenler arasında yaratılan kademelendirme sistemine de değinen Prof. Dr. Ümit Özdağ, parça parça çözümlerle eğitim sisteminin düzeltilemeyeceğini, köklü bir zihniyet değişimine ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Cumhuriyetin bilgi zemininde yükseldiğini ifade eden Özdağ, konuşmasında eylem alanındaki güvenlik önlemlerine ve polisin müdahale zeminine de dikkat çekti:
"Bütün bu ekonomik sorunlar kadar üzücü olan bir diğer husus da burada en demokratik, anayasal ve yasal hakkını kullanan genç arkadaşlarımızın polisle karşı karşıya getirilmek istenmesi. Bu gerçekten inanılır gibi değil. Bu insanlar yasa dışı bir eylem yapmıyor, barışçıl bir şekilde hak arıyor. Neden onları polisle karşı karşıya bırakıyorsunuz? Unutulmasın ki öğretmenler, o polislerin de öğretmeni; onları da öğretmenler yetiştiriyor. Bu ülkeyi yönetenler Napolyon'un şu tarihi sözünü asla unutmasın: 'Süngüyle her şeyi yapabilirsiniz ama üzerine oturamazsınız.'" Ziyaret, öğretmenlerin desteklerinden dolayı Özdağ'a teşekkür etmesiyle son buldu.