Gündem

Tarımdan Markete El Nino Etkisi: Küresel Gıda Fiyatları Risk Altında

Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), 2026 yılının sonuna doğru son yılların en güçlü El Nino olaylarından birinin yaşanabileceği konusunda uyardı. Mayıs ayından itibaren belirtileri görülmeye başlanacak olan hava olayı; Asya'da kuraklık, Amerika'da sel baskınları ve Avrupa'da belirsiz yağışlarla küresel ekonomiyi ve tarımsal üretimi tehdit ediyor.

Abone Ol

Dünya, Pasifik Okyanusu’nun orta ve doğu kesimlerinde deniz yüzeyi sıcaklıklarının hızla artmasıyla birlikte yeni bir iklim krizinin eşiğine geldi. Meteoroloji uzmanları ve Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), Mayıs-Temmuz döneminde El Nino koşullarının oluşma ihtimalinin %80'in üzerine çıktığını duyurdu. 2026'nın son çeyreğinde zirveye ulaşması beklenen bu doğa olayının, küresel ölçekte hava durumunu radikal bir biçimde değiştireceği öngörülüyor.

Kıtalar Farklı Sınavlar Verecek

El Nino’nun etkisi her coğrafyada aynı şekilde hissedilmeyecek. Uzmanlara göre; Asya ve Avustralya’da aşırı sıcaklıklar ve buna bağlı kuraklık riski hayatı zorlaştıracak. Özellikle Hindistan’da tarımın can damarı olan muson yağışlarının zayıflaması bekleniyor. Amerika kıtasında ise durum tam tersi; Güney Amerika’da yoğun yağışlar sel riskini artırırken, ABD’nin orta batısında hasat dönemi aşırı yağışlar nedeniyle tehlikeye girebilir. Avrupa’da ise yaz yağışlarının artması, bazı tarım ürünleri için verim artışı sağlasa da hasat planlarını belirsizliğe sürükleyebilir.

Mutfaktaki Yangın Büyüyebilir

El Nino sadece bir hava olayı değil, aynı zamanda küresel bir ekonomik risk faktörü olarak görülüyor. 2015-2016 yıllarında yaşanan benzer bir süreçte Güneydoğu Asya’da pirinç, şeker ve palm yağı üretiminde yaşanan dev kayıplar hala hafızalarda. Mevcut yüksek gübre ve enerji maliyetleriyle birleşen üretim düşüşünün, küresel gıda enflasyonunu tetikleyerek market raflarına zam olarak yansımasından endişe ediliyor.

Gözler Çiftçilerde

Uzmanlar, El Nino dönemlerinde tarımsal stratejilerin yeniden belirlenmesi gerektiğini vurguluyor. Kuraklığa veya aşırı yağışa dayanıklı ürünlerin tercih edilmesi ve su yönetiminin modernize edilmesi, önümüzdeki 1.5 yıllık süreçte gıda güvenliğini sağlamak adına kritik önem taşıyor.