TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım kesiminin bankalara ve finans kuruluşlarına olan toplam borcunun 1 trilyon 439 milyar 81 milyon liraya ulaşarak Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine çıktığını vurguladı.

Hem çalışanlar hem emekliler yararlanabiliyor! Prim ve yaş şartı gözetilmiyor
Hem çalışanlar hem emekliler yararlanabiliyor! Prim ve yaş şartı gözetilmiyor
İçeriği Görüntüle

Geçtiğimiz yıl yaşanan don olayları ve bu yıl ürünlerin değerinin altında satılması nedeniyle üreticinin gelir-gider dengesinin tamamen bozulduğunu ifade eden Gürer, "Çiftçilerimiz ağır bir borç yükü altında. Piyasaya ve bankalara olan borçlar ödenemeyince icra artık çiftçinin kapısına dayandı" dedi.

Sadece Tarla Değil, Üretimin Temel Sermayesi Olan Hayvanlar da Satışta

İcra ilanlarında artık sadece köy evi, ahır veya traktör görülmediğini, üretimin ana damarı olan damızlık ve süt hayvanlarının da listede olduğunu belirten CHP'li Gürer, bu ay içinde 77 traktör, 4509 tarla ve 12 büyükbaş hayvanın icrada işlemde olduğunu açıkladı.

Gürer, icralık olan büyükbaş hayvanların illere göre dağılımını şu şekilde paylaştı:

  • Antalya İcra Dairesi: 4 adet düve (Holstein, Simental ve Charolais ırkı)

  • Bursa Karacabey İcra Dairesi: 3 adet Holstein Kırmızı Alaca damızlık büyükbaş

  • Balıkesir Manyas İcra Dairesi: 5 büyükbaş hayvan (2 Holstein süt ineği, 1 gebe Simental inek, 1 erkek ve 1 dişi buzağı)

"Çiğ Süt Maliyeti 30 Liranın Üzerinde, Alım Fiyatı 24,30 Lira"

Hayvancılık yapan küçük aile işletmelerinin çiğ süt fiyatları nedeniyle büyük bir mağduriyet yaşadığına dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, girdi maliyetlerinin sürekli artmasına rağmen Ulusal Süt Konseyi’nin fiyatları uzun süre sabitlediğini ifade etti.

"Aracı Kazanıyor, Üretici ve Tüketici Kaybediyor" "Çiğ süt üreticiden 24 lira 30 kuruşa alınıyor ancak üretim maliyeti 30 liranın üzerinde. Rafta sütün fiyatının 100 liraya kadar çıkması üreticiye değil, aracılara ve ithalat lobilerine yarıyor. Üretici para kazanamadığı için borcunu ödeyemiyor, tüketici ise fahiş fiyatlara mahkum kalıyor."

Buğday Üreticisi de Beklediğini Bulamadı

Düşük alım fiyatı politikasının sadece hayvancılığı değil, bitkisel üretimi de vurduğunu belirten Gürer, başta buğday üreticileri olmak üzere çiftçilerin sezon boyunca yaptıkları masrafları dahi karşılayamadıklarını, borç ödeme umuduyla hasat yapanların hayal kırıklığına uğradığını aktardı.

Krizden Çıkış Reçetesi: Planlı Üretim, Yem ve Gübre Desteği

Tarımda sürdürülebilirliğin sağlanması ve gıda krizinin önüne geçilmesi için acil önlemler alınması gerektiğini savunan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çözüm önerilerini şu sözlerle sıraladı:

  • Borçlar Yeniden Yapılandırılmalı: Çiftçinin üretimde kalabilmesi için mevcut kredi borçları faizsiz ya da uygun şartlarda yapılandırılmalıdır.

  • Girdiler Sübvanse Edilmeli: Yem ve gübre başta olmak üzere temel tarımsal girdilere doğrudan destek verilmelidir. Girdi maliyetleri düşmeden raf fiyatlarının düşmesi imkansızdır.

  • Planlı Üretime Geçilmeli: Tarımda planlama yapılarak aracılık sistemi yeniden düzenlenmelidir.

Gürer, sözlerini şöyle tamamladı: "Çiftçinin tarlasını, traktörünü, hayvanını kaybettiği bir ortamda üretim sürdürülemez. Çiftçi üretmezse, tüketici de uygun fiyatla gıdaya ulaşamaz. Çiftçinin kapısına icra gelmesi değil, üretimde kalması sağlanmalıdır."

Muhabir: Metehan Şanlı