Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), taşınmaz alım-satım işlemlerinde yaşanan vergi kayıplarını önlemek amacıyla geniş kapsamlı bir denetim süreci başlattı.
Yapılan incelemeler kapsamında, tapuda satış bedelini piyasa değerinin altında gösterdiği belirlenen on binlerce tapu sahibine resmi tebligatlar gönderildi. Denetimler geriye dönük son 5 yılı kapsarken, mükelleflere savunma yapabilmeleri için 5 günlük süre tanındı.

Bu Yıllar Mercek Altında
GİB tarafından yürütülen çalışmalarda, konut, arsa ve iş yeri satışlarına ait tapu kayıtları ayrıntılı şekilde inceleniyor. Satış bedelleri; banka transferleri, kredi kullanım tutarları ve piyasa rayiç değerleriyle karşılaştırılıyor. Özellikle tapuda beyan edilen bedel ile gerçek satış değeri arasında fark bulunan işlemler denetim kapsamına alındı. Türkiye genelinde geçtiğimiz yıl 1 milyon 688 bin 910 konut satışı gerçekleşirken, bu işlemler sırasında alınan yüzde 4 oranındaki tapu harcı kamu gelirleri açısından önemli bir kalem oluşturuyor. Ancak bazı işlemlerde harç tutarını düşürmek amacıyla satış bedelinin düşük gösterildiği tespit edildi.

Cezası Yükseldi
Yürürlüğe giren yeni yasal düzenleme ile birlikte tapuda usulsüz beyan tespit edilmesi halinde uygulanan vergi ziyaı cezası yüzde 25’ten yüzde 100’e çıkarıldı. Buna göre, belirlenen sürede başvuru yapmayan tapu sahipleri; eksik ödenen harcın yanı sıra bu tutar kadar ceza ve gecikme faiziyle karşı karşıya kalacak.

5 Günlük Kritik Süre
Tebligat gönderilen tapu sahipleri için “izaha davet” süreci başlatıldı. Bu kapsamda, tebligatın ulaştığı tarihten itibaren 5 gün içinde başvuruda bulunan mükellefler, pişmanlık hükümlerinden yararlanabilecek. Süresi içinde başvuranlar, yalnızca eksik ödenen harç ve buna ilişkin yasal faizi ödeyerek dosyalarını kapatabilecek.
Süreyi Kaçıranlara Ağır Yaptırım
Belirlenen 5 günlük süre içinde başvuruda bulunmayan tapu sahipleri için ise eksik harç, gecikme faizi ve yüzde 100 vergi ziyaı cezası birlikte tahsil edilecek. Yetkililer, denetimlerin sadece konutlarla sınırlı kalmayacağını, tüm bireysel ve ticari taşınmaz işlemlerinin inceleme kapsamında olduğunu bildirdi.




