KESOB Kemal Kaya Toplantı Salonu’nda saat 10.00’da başlayan programa, esnaf temsilcilerinin yanı sıra Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın da katılarak destek verdi.
"Seçilen Oda Başkanlarımızı Gönülden Kutluyorum"
Programda konuşma yapan KESOB Başkanı Kadir Durmuş şu ifadeleri kullandı: "1 Ocak 2026 itibarıyla, kıymetli oda başkanlarımızın başında olduğu 51 odamız vardı. 1 Ocak - 31 Mart tarihleri arasında oda seçimlerimizi, 3 Mayıs'ta ise Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliğimizin genel kurulunu yaptık. Mayıs ayı itibarıyla yeniden seçilen oda başkanlarımızı gönülden kutluyorum. Hepinize şahsım ve teşkilatım adına hem 'hoş geldiniz' diyor hem de başarılar diliyorum."
"Dünya Çok İyi Bir Yere Gitmiyor"
Ardından konuşma yapan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, küresel risklere ve ekonomik gelişmelere dikkat çekerek şunları söyledi:
"İradeyi ziyaret ettik. Ama sanki çok özel bir gündem var. Çok ilgili bir şekilde buradalar. Sadece seçim yapıldıktan sonra bize uğradılar. Sohbet etmeye geldiler, özel bir gündemimiz yok.
"Doğuda 4 Tane Risk Bölgesi Var"
Ben günümün bir kısmında dünyada olup bitenleri takip ediyorum. Sizinle de paylaşayım. Hazırlanan raporlar var; Amerika'daki özel kuruluşların raporları çok enteresan bir yere doğru gidiyor. Dikkatle takip etmeliyiz. Onları takip etmezseniz şehrinizde doğru kararlar veremezsiniz. Özellikle tavandaki doğuda 4 tane risk bölgesi var: Tayvan Boğazı, Doğu Avrupa-Ukrayna-Rusya çatışma hattı, İran-İsrail, Kore Yarımadası ve Güney Çin Denizi'nin Tayvan'ın olduğu kısmı. Yapılan tahminler pek iç açıcı değil.
"ABD'nin 72 Saatte 10Bin Asker Kaybedeceği Öngörülüyor"
Rusya ile NATO arasında bir çatışma riskini yüzde 69 olarak öngörüyorlar. Nükleer silah kullanma olasılığını yüzde 48 görüyorlar. Enteresan şeylerden bir tanesi, savaşla ilgili tahminler de var: ABD ordusunun 72 saatte 10 bin asker kaybedeceği, tüm cephelerde stokların 8-10 günde tüketeceği tahmin ediliyor. 2035'e kadar büyük bir dünya savaşı çıkacağını öngörüyorlar, buradan çıkan anlam bu. 2027 yılına dair bir şey var. Dünya çok iyi bir yere gitmiyor. Biz bazen dünyada olup bitenleri takip etmek yerine saçma sapan işlerle uğraşabiliyoruz.
"Dünya Nereye Gidiyor, Ne Tedbir Alınmalı?"
Özellikle dikkatinizi çekmek istiyoruz, sizin de bunu bilmenizde fayda var. Aslında bizlerin, ticaretin, esnafın ve yöneticilerin bu tür şeyleri konuşmaları lazım. Dünya nereye gidiyor, ne tedbir alınmalı? Diğer gündemler bize zaman kaybettiren gündemler. Biz burada bunları da bir kenara not edelim diye özellikle size söylemek istiyorum. Yine stratejistlerin işaret ettiği ve dikkatimi çeken noktalardan birini söyleyelim: Papa, İznik ziyareti yaptı. Orada 'Hazır olun, eski düzen bitiyor' gibi bir şeyler söyledi. Ona da bu raporlarda işaret ediliyor, doğrudan. 'Bunu kastetti' dediğiniz zaman diplomatik sorunlar ortaya çıkıyor. "
"2026'nın Sonundan İtibaren Bir Toparlanma Beklenir"
Konuşmasının devamında ulusal ekonomi ve dezenflasyon sürecine değinen Başkan Büyükakın, esnafa yönelik değerlendirmelerini şu sözlerle sürdürdü: "Ordan ulusal gündeme gelelim, ekonomik tabloyla alakalı bir şeyler söyleyelim. Genellikle bir krizden çıkış ve tekrar normale dönüş konusuna ekonomi literatüründe şöyle bir kabul vardır: Enflasyonsuzlaştırma (dezenflasyon) çalışmaları bugün başladığında, en erken 12 ayda, en geç 24 ayda sonuç verir şeklinde genel bir kabul var iktisatçılar arasında.
"Dezenflasyın Programı 1 Yıldan Önce Sonuç Vermez"
Döviz kanalı çok etkili. Ama ortalama olarak şunu bilin: Bir dezenflasyon programı 1 yıldan önce sonuç vermez, etkisini 1 yıl sonra göstermeye başlar. Dünyanın en büyük ekonomik krizi de 3 yıl sürmüştür, daha fazla süre ihtimali olmaz. Kendiliğinden dengeye oturma hali söz konusudur. İlave bir risk olmazsa 2026'nın sonundan itibaren bir toparlanma olacağı beklenir.
"Doğudan Kurla İşimiz Yok"
Oradan Kocaeli'ye gelelim ve bunun ne anlam ifade ettiğine bakalım. Ben akademideyken çeşitli yerlerden davetler olurdu. Genellikle 'Kurlar ne olacak?' diye sorarlardı. Ben de 'Ne yapacaksın, borcun mu var?' derdim; genellikle gündelik hayatımızda. Doğrudan kurla işimiz yok, işlemlerimizin birçoğu TL ile. Özellikle esnafın arasında bu tür (dövizle) girdi kullanan esnaf yok. Onların girdilerini etkileyen birtakım şeyler var. Ekonominin çarkı esasen olumlu bakışla beraber döner; olumsuzlukla ekonomi çöker. Dünyanın her yerinde böyledir. Dolar artacak diye insanlar düşünürse, almaya başlıyorlar ve dolar yükseliyor."