"Şucuyuz" Efendim!

AK Parti seçmeninin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a olan bağlılığı yadsınamaz bir gerçek.

Abone Ol

Benzer bir sadakat ve bağlılık, MHP’de de Devlet Bahçeli’ye yönelik olarak mevcut. Mevzubahis genel başkan olduğunda bu iki partide iç kavgalar biter, tabiri caizse "kol kırılır, yen içinde kalır."

Cumhuriyet Halk Partisi ise bu kültürü parti içinde bir türlü oturtamadı; nitekim CHP, danışma meclislerinde yaşanan o meşhur kavgalarıyla hafızalara kazındı. Velhasıl, seçim sonuçlarına baktığımızda da başındaki lidere bağlılığı yüksek olan ittifakların galip geldiğini görüyoruz. Evvela teşkilat ve taban kendi liderine inanmalı ki, seçmen de bu doğrultuda sandığa gitsin.

Seçmen "Koyun" Değil, Cezasını Kesiyor!

Peki, AK Parti çok mu ak? Elbette değil. Hatta AK Parti, seçmeninin sandıkta en çok cezalandırdığı partilerin başında geliyor. Keza, siz son yerel seçimlerin bir "CHP zaferi" olduğunu mu sanıyorsunuz?

Yerel seçimler, aslında AK Parti seçmeninin kızdığı konularda kendi partisine kestiği çok net bir cezaydı. Muhalif kesim genel olarak AK Parti seçmenine "koyun" yakıştırması yapar fakat sandıkta ceza vermesini en iyi bilen, ders vermekten çekinmeyen tek seçmen yine AK Parti seçmeni olmuştur. Peki, verilen bu son dersten gerekli ders çıkarıldı mı? İşte orası tam bir muamma.

"Evin İnsanı" Olmayı Başaramazsanız...

Ekonomik sıkıntılar, bizim milletimizin en zor tolere ettiği konuların başında gelir. Bugün ekonominin iyi olmadığını herkes farkında. Ama asıl derinleşen sorun; zenginin çok zengin, fakirin çok fakir duruma düşmesi ve liyakatin her geçen gün elden gidiyor olmasıdır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasi kariyerindeki en kıymetli özelliği; teşkilatın en alt noktasından gelip sokağın dilini bilmesi, evlerin derdini anlaması ve o samimiyetiydi. Fakat şimdi manzaraya bakıyoruz: Asgari ücretli bir çalışanın evini ziyarete, o işçinin bir aylık maaşı değerindeki marka kıyafetlerle gidenler... Gençlik kollarında son model lüks arabalarla seçim kampanyası yürütüp, akranı olan diğer gençlere umut yerine nefret yükleyenler...

Şunu unutmamak gerekir: Evin insanı olmayı başaramazsanız, o evden oy alamazsınız.

Bana sorarsanız bu millet CHP’ye anca yerelde yetki verir, genel seçimlerde ise işi zor... Çünkü genel seçim, ders verilecek bir yer değildir; millet vizyona ve güvenliğe bakar. Hele ki çevremiz tam bir ateş çemberiyken...

İlla Bir Etiket Şartsa: Biz "Şucuyuz"

Şimdi bu yazdıklarımdan yola çıkarak benim siyasi görüşümü "o şucu, bu bucu" diye yaftalayacaklar olacaktır. Eğer içiniz çok rahat edecekse, eğer bunu yapınca vatanın kurtulacağına çok eminseniz; evet, "Şucuyuz" EFENDİM!

Benim amcamın bir oğlu AK Parti’ye oy atar, diğeri CHP’ye... Öbürü ise bıyıklarını hilal yapmaktan asla vazgeçmez. Bir diğer kuzeni sorarsanız; o, seçim günü sandığa gitmeyip uyumayı seçer.

Kısacası; günün sonunda hepimiz aynı bayram sofrasında aynı masaya oturuyor, aynı şeye gülüp, aynı acıya ağlıyoruz. İlla bir "şeyci" olmak gerekirse, biz tam olarak "şucuyuz."

Sizi hangisi mutlu edecekse, etiketiniz o olsun...