Kocaeli’de kaybolduktan günler sonra ormanlık alanda gömülü halde cesedi bulunan Serdar Arslan’ın öldürülmesine ilişkin davada önemli bir aşamaya gelindi. Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ikinci celsesinde Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı, sanıklar Habil Ö., Mahsun Ö. ve Sevban T.’nin “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Duruşmada sanıklar, tanıklar ve maktulün yakınları dinlenirken, dosyaya yansıyan ifadeler cinayetin planlı şekilde işlendiği iddialarını güçlendirdi. Sanık savunmaları ise çelişkili beyanlarla dikkat çekti.
Kayıp başvurusu cinayet soruşturmasına dönüştü
20 Ocak 2025’te kendisinden haber alınamayan 44 yaşındaki Serdar Arslan için yapılan kayıp başvurusu, yürütülen çalışmaların ardından cinayet soruşturmasına dönüştü. Arslan’ın cesedi, ormanlık alanda gömülü halde bulunurken, olayın ardından geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı.
Soruşturma kapsamında Arslan’ın ortağı olduğu iddia edilen Habil Ö., kardeşi Mahsun Ö. ve Sevban T. başta olmak üzere toplam 7 kişi gözaltına alındı. Yapılan işlemlerin ardından Habil Ö., Mahsun Ö. ve Sevban T. tutuklanarak cezaevine gönderildi. Cinayetin işlendiği bağ evinde delilleri yok etmek amacıyla parkelerin söküldüğü, cesedin ise olaydan iki gün sonra kireçlenerek gömüldüğü tespit edildi. Bu bulgular, olayın rastlantısal değil, planlı bir şekilde gerçekleştirildiği yönündeki iddiaları güçlendirdi.
Tanık ifadeleri duruşmaya damga vurdu
Davanın ikinci celsesinde, maktul Serdar Arslan’ın dini nikahlı eşi Gamze K. tanık olarak dinlendi. Gamze K., eşinin kaybolduğu süreçte Habil Ö. tarafından sürekli yanlış yönlendirildiğini iddia ederek, “Serdar İstanbul’dadır denilerek oyalandım. Sürekli başkalarının suçlanmaya çalışıldığını gördüm” dedi. Bağ evine bakmak istediklerinde de tadilat bahanesiyle engellendiklerini belirten Gamze K., son dönemde ortaklık nedeniyle taraflar arasında gerginlik yaşandığını söyledi.
Sanıkların yakınları da tanık sıfatıyla dinlendi. Kimi tanıklar, Habil Ö. ile Serdar Arslan’ın “kardeş gibi” olduklarını ifade ederken, kimileri ise Mahsun Ö.’nün abisinin sözüyle hareket edecek biri olmadığını savundu. Tanık beyanları arasındaki çelişkiler, dosyanın en dikkat çekici unsurlarından biri olarak kayıtlara geçti.

Savcı: “Cinayet planlı ve organize şekilde işlendi”
Cumhuriyet savcısı tarafından okunan mütalaada, Habil Ö. ile Serdar Arslan’ın geçmişte cezaevinde tanıştıkları ve sonrasında gayriresmi bir ortaklık kurdukları belirtildi. Aralarında yaşanan alacak-verecek anlaşmazlığı sonrası Habil Ö.’nün cinayet planı yaptığı ifade edildi.
Mütalaada, Habil Ö.’nün kardeşi Mahsun Ö. ve akrabası Sevban T.’yi çeşitli iddialarla cinayete teşvik ettiği, Mahsun Ö.’yü “dolandırıldım” ve “öldürtüleceğim” söylemleriyle ikna etmeye çalıştığı kaydedildi. Cinayet sonrası delilleri yok etmek amacıyla bağ evinde tadilat yapıldığı, parkelerin değiştirildiği bilgisine de yer verildi. Savcı, üç sanık için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isterken, Habil Ö. ve Mahsun Ö. hakkında ayrıca 6136 sayılı kanuna muhalefet suçundan da ceza talep etti.
Sanık savunmaları çelişkili
Mütalaaya karşı savunma yapan sanık Mahsun Ö., ağabeyinin yönlendirmesiyle hareket ettiğini öne sürerek, “Cani değilim, abimin sözüyle hareket ettiğim için çok pişmanım” dedi. Habil Ö. ise bu iddiaları reddederek, “Mahsun’u bakkala ekmek almaya dahi göndermem. Olaydan çıkarım yok” şeklinde savunma yaptı.
Diğer sanık Sevban T. de cinayetin işlendiği aşamada rolü olmadığını, korktuğu için konuşamadığını ileri sürdü. Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Dava, Kocaeli kamuoyunda yakından takip edilmeye devam ediyor.





