Biz gazetecilerin işi sadece olanı biteni aktarmak değil; satır aralarını okumak, gözden kaçan detayları yakalamaktır. İşte tam da bu yüzden, stadyumdaki tarihi “Bir Gençlik Şöleni” boyunca tüm meslektaşlarımın zihninden aynı soru geçiyordu:

“Cumhurbaşkanı Erdoğan, dışarıdaki dev mitingin ve protokol katındaki drone gösterilerinin ardından sahaya inebilir mi?”

Malum, yaşının getirdiği doğal bir yorgunluk olabileceği düşüncesi herkeste haklı bir merak uyandırmıştı. Biz yukarıda bu senaryoları tartışırken, Cumhurbaşkanı Erdoğan ezber bozarak sahaya adımını attı.

İnmekle de kalmadı; direkt sağ tarafında kalan sahneye yönelmek yerine, tek bir destek almadan, kimse koluna girmeden tüm sahayı boydan boya turladı.
Bizler bu genç yaşımıza rağmen o koca sahayı öyle tempolu turlasak nefes nefese kalırız, ciğerimiz sökülür. Ama Erdoğan, kelimenin tam anlamıyla gençlere taş çıkardı.
Sahayı turladıktan sonra kürsüye çıktı; o güçlü hitabeti ve muazzam nefes kontrolüyle yaklaşık yarım saat süren, temposu bir an bile düşmeyen tarihi bir konuşma yaptı.
Tabii bir de işin siyaset dehası ve vefa kısmı var...
Cumhurbaşkanı, buranın tam bir futbol şehri olduğunu bildiğini ve siyaset erbabı olduğunu tek bir cümleyle kanıtladı.
Resmi adlara sığınmadı; "Kocaeli TURKA Stadyumu" demek yerine, doğrudan Kocaeli halkının ve taraftarın kalbine dokunarak, "Kocaelispor’un evine hoş geldiniz" dedi. Bu hamle, stadyumdaki binlerce Kocaelisporlunun gönlünü fethetti.
Şimdi gelelim madalyonun diğer yüzüne ve o çok konuşulacak "malum" detaya...
Cumhurbaşkanı program sonunda merdivenlerden yukarı çıkarken, her ihtimale karşı koluna girildi.
Eminim ki, muhalif odaklar ya da art niyetli çevreler hemen bu anı cımbızlayıp üzerine binbir türlü senaryo yazıp çizmeye kalkacaktır.
Boşuna heveslenmeyin, hiç boşuna yazıp çizmeyin!
Ortada bir yorgunluk değil, aksine adeta gençleşmiş, dinçleşmiş ve enerjisini yüz binlerden almış bir lider vardı.
Ayrıca o merdiven tırmanışında gözlerden kaçmaması gereken çok samimi, çok asil bir detay daha vardı: Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın.

Başkan Büyükakın, merdivenlerden çıkarken Cumhurbaşkanı’nın hemen yanı başında yürüdü. Eli her an tetikte, her an destek olmaya hazır bir vaziyetteydi.
O duruşta ne bir protokol zorunluluğu ne de yapay bir resmiyet vardı. Tamamen samimiyetle, büyük bir vefayla ve sadakatle liderinin yanındaydı. Siyasetin ötesinde, insani bir duruşun ve Kocaeli'nin Cumhurbaşkanı’na olan vefasının resmiydi o an.
Uzun lafın kısası; Kocaeli tarihi bir güne, stadyumlara sığmayan bir mahşeri kalabalığa şahitlik etti. Ve bu şahitliğin en net özeti şudur:
Reis’in maşallahı var, boşuna heveslenmeyin!





