Katolik dünyasının ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo, Türkiye’ye gerçekleştirdiği ilk resmi yurt dışı ziyaretinin ikinci ayağında İstanbul’a ulaştı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetiyle Türkiye’ye gelen Papa, Ankara’daki görüşmelerini tamamladıktan sonra 19.20’de Atatürk Havalimanı’na iniş yaptı.
Papa’yı İstanbul’da İstanbul Valisi Davut Gül karşıladı. Havalimanındaki kısa karşılama töreninin ardından Papa, kendisine tahsis edilen araçla konaklayacağı yere geçti.
Heyetinde üst düzey Vatikan yetkilileri yer alıyor
Papa 14. Leo’nun Türkiye ziyaretinde yalnız olmadığı dikkat çekiyor. Beraberinde, Vatikan Devlet Sekreteri yani Başbakanı Kardinal Pietro Parolin, Vatikan Dışişleri Bakanı olarak görev yapan Devletlerle İlişkiler Sekreteri Başpiskopos Paul Richard Gallagher ve diğer üst düzey Vatikan yetkilileri de bulunuyor.
Heyetin Türkiye’deki temaslarında hem dini hem de diplomatik görüşmelere yer verileceği belirtiliyor. Ziyaret, Vatikan-Türkiye ilişkileri açısından da sembolik bir önem taşıyor.
İstanbul’da cami ve kilise ziyaretleri yapacak
Papa 14. Leo, İstanbul’da geçireceği üç gün boyunca hem İslam hem de Hristiyan dünyası açısından simgesel değeri yüksek mekânları ziyaret edecek.
Program kapsamında tarihi camiler, kiliseler ve bazı dini temsilciler ile buluşmalar yer alıyor. Bu ziyaretlerin barış, hoşgörü ve dinler arası diyalog açısından güçlü mesajlar içermesi bekleniyor.
Vatikan tarafından yapılan açıklamalarda, Papa’nın bu ziyaretiyle diyalog, karşılıklı saygı ve ortak insani değerlerin vurgulanacağı kaydedildi.
İlk resmi yurt dışı ziyaretini Türkiye’ye yaptı
Papa 14. Leo’nun göreve gelmesinin ardından ilk resmi yurt dışı ziyaretini Türkiye’ye yapması, diplomatik çevrelerce dikkat çekici bir tercih olarak değerlendiriliyor. Ankara’daki temaslarında Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşen Papa, devletlerarası ilişkilerin yanı sıra bölgesel meselelerde de iş birliği mesajları verdi.
Ziyaretin İstanbul ayağında ise özellikle kültürel ve dini diplomasi öne çıkıyor. Bu ziyaret, Türkiye ile Vatikan arasındaki ilişkilerin geleceği açısından önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor.