Kapalı alanlarda ve toplu yaşam merkezlerinde kısa sürede geniş kitleleri yatağa düşüren norovirüs vakaları son yıllarda dünya genelinde artış gösterdi. Okul, hastane, otel ve kruvaziyer gemilerinde patlak veren salgınların bir numaralı sorumlusu olarak gösterilen bu virüs, halk arasında ciddi endişe yarattı. "Mide gribi" olarak da bilinen hastalığın nasıl bulaştığı ve tedavisinin olup olmadığı en çok araştırılan konuların başında yer alıyor.
NOROVİRÜS NEDİR VE BELİRTİLERİ NELERDİR?

Mide ve bağırsak sistemini doğrudan hedef alan norovirüs, viral gastroenteritin en yaygın sebebi olarak öne çıkıyor. Halk arasında "mide üşütmesi" sanılsa da grip virüsünden tamamen farklı bir yapıya sahip. Uzmanlar, virüsün çok küçük bir miktarının bile insanı hasta etmeye yettiğini belirtiyor. Vücuda girdikten 12 ile 48 saat sonra belirti veren norovirüs; şiddetli mide bulantısı, ani kusma, sulu ishal, karın krampları, hafif ateş ve halsizlik ile kendini gösteriyor.
NOROVİRÜS BULAŞICI MI, NASIL BULAŞIR?
Tıp dünyasında "aşırı bulaşıcı" sınıfında yer alan norovirüs, çevresel şartlara olan yüksek dayanıklılığıyla biliniyor. Kapı kolları, masalar ve ortak kullanım alanlarında uzun süre canlı kalabilen virüs; iyi yıkanmamış sebzeler, çiğ deniz ürünleri ve hijyenden uzak hazırlanan gıdalar yoluyla insanlara geçiyor. Ayrıca kirli içme suları ve havuz suları da virüsün yayılmasında büyük rol oynuyor. Virüsün en tehlikeli bulaş yollarından biri de enfekte kişilerin kusması sırasında havaya yayılan görünmez damlacıklar.
Salgınların bu kadar hızlı büyümesinin temel nedeni, norovirüsün doğrudan insandan insana kolayca bulaşabilmesi. Özellikle aynı evi paylaşan aile bireyleri arasında veya yurt, kışla gibi toplu yaşam alanlarında virüs saniyeler içinde kişiden kişiye geçiş yapıyor.
NOROVİRÜS AŞISI VAR MI, ÖLÜMCÜL MÜ?
Şu an için dünya genelinde norovirüse karşı onaylanmış ve yaygın kullanıma girmiş kesin bir aşı bulunmuyor. Bilim insanları etkili bir aşı bulabilmek için laboratuvar çalışmalarını tüm hızıyla sürdürüyor. Sağlıklı bireylerde hastalık genellikle birkaç gün içinde kendiliğinden geçiyor. Ancak virüsün neden olduğu yoğun sıvı kaybı (dehidrasyon); yaşlılar, küçük çocuklar, hamileler ve bağışıklık sistemi zayıf olan hastalar için hayati risk taşıyor ve zamanında tıbbi müdahale edilmezse ölümcül sonuçlar doğurabiliyor.



