Kocaeli Şehir Tiyatrosu, sanatseverlere tarih ve estetiğin iç içe geçtiği özel bir oyunla kapılarını araladı. Usta yönetmen Aydın Sigalı’nın rejisiyle sahnelenen “Mimar Sinan” adlı yapım, mimarlık tarihinin en büyük isimlerinden biri olan Mimar Sinan’ın cami yapım sürecini sadece anlatmakla kalmadı; adeta yaşattı. Kusursuz teknik uygulamalar, güçlü metin ve oyunculuklarla birleşince, tiyatro salonu tarihi bir yolculuğa dönüştü.
Sanatsal bütünlük içinde tarihsel bir yolculuk
165 dakika boyunca temposunu hiç düşürmeyen oyunda, izleyiciler Mimar Sinan’ın taşla kurduğu medeniyete yakından tanıklık etti. Oyun, yalnızca bir biyografi olmanın ötesine geçerek, Sinan’ın mimarlık anlayışını, inancını ve estetik vizyonunu sahne diliyle aktarmayı başardı. Sahnedeki taşlar, kubbeler ve çizgiler; birer mimari öğe değil, aynı zamanda düşüncenin ve emeğin sembolüydü.
Güçlü kalemler, usta yönetmen
Oyunun metni Hakan Hüseyin Gül ve İsmail Kılıçarslan’ın imzasını taşırken, rejide Aydın Sigalı'nın tecrübesi hissedildi. Sahne geçişleri, dramatik yapı ve görsel anlatım, Mimar Sinan’ın yaşamına dair önemli kesitleri etkileyici biçimde yansıttı. Reji, mimarinin diliyle tiyatronun imkanlarını ustalıkla buluşturdu.
Tarih danışmanlığını Volkan Şenel'in üstlendiği yapım, dönem gerçekliğini sahneye taşırken didaktik bir anlatımdan uzak durarak izleyiciyi içine çeken bir atmosfer kurdu.
Teknik ekip sahneye ruh kattı
Oyunun başarısında sahne arkasındaki teknik ekibin katkısı büyük oldu. Efter Tunç’un dekor tasarımı, Gülden Sayıl’ın dönemsel dokunuşlarla bezenmiş kostüm tasarımları ve Gürkan Çakıcı’nın müzikleri, izleyiciyi 16. yüzyıl Osmanlı coğrafyasına taşıdı.
Özgür Adam İnanç’ın koreografileri, oyuncuların beden dilini mimari yapıların ritmiyle harmanlarken; Yakup Çartık’ın ışık, Ahmet Tanık’ın ses ve Aktürk Aksoy’un görsel tasarımları, görsel bütünlüğü pekiştirdi. Sevil Koç’un dramaturjik katkısı ve Zeynep Bektaş ile Emine Kaynak Yıldırım’ın sahne arkasındaki titiz çalışmaları da bu uyumu tamamladı.
Mimar Sinan’ın mimarlığı, bir medeniyet anlatısı olarak sahnede
Oyun, Mimar Sinan’ı yalnızca bir usta mimar olarak değil; inançla, disiplinle ve derin bir estetik anlayışla medeniyet inşa eden bir fikir adamı olarak ele aldı. Cami yapım süreci; teknik detayların ötesinde, insanın taşla, zamanla ve manayla kurduğu ilişki üzerinden anlatıldı.
Kubbenin anlamı, minarenin sesi, taşın sabrı… Hepsi sahnede, tiyatronun olanaklarıyla yeniden yorumlandı. Özellikle ustalık dönemi vurgusu, Sinan’ın içsel dönüşümüne dair güçlü bir anlatım sundu.
Kocaeli Şehir Tiyatrosu’ndan iddialı bir yapım
Mimar Sinan oyunu, hem sahne üzerindeki performansı hem de arka plandaki titiz çalışmayla Kocaeli Şehir Tiyatrosu’nun sanatsal vizyonunu bir kez daha ortaya koydu. İzleyiciler tarafından uzun süre ayakta alkışlanan oyun, tiyatroseverlerin hafızasında derin bir iz bıraktı.
Bu yapım, sadece bir oyun değil; tarihsel bir anlatı, sanatsal bir duruş ve kültürel bir mirasın sahnedeki yansıması olarak öne çıktı.



