Haziran ayı için hesaplar yapıldı. Küresel enerji maliyetlerindeki gevşemenin içerideki fiyatlara yansıması izleniyor. Bu ayki enflasyonun yüzde 1,20 ile yüzde 1,30 bandında çıkması bekleniyor.

Emekli ve memur grupları için netleşen zam oranları

Özgür Erdursun, toplu sözleşme ile enflasyon farkını harmanlayarak ortaya çıkacak yeni tabloyu hesapladı. Beklentiler gerçeğe dönüşürse, altı aylık enflasyon yüzde 18 sınırına dayanacak. Primlerini SSK ve Bağ-Kur üzerinden ödeyen emekliler temmuz ayında yüzde 18 ile yüzde 18,18 aralığında bir artış görecek. Memurlar tarafında işler farklı. Memur ve memur emeklileri için durum değerlendirildiğinde artışın yüzde 13,7 ile yüzde 14 bandında kalacağı öngörülüyor. Rakamlar büyük ölçüde şekillendi. Resmi kurumun yapacağı duyuru sadece formaliteyi tamamlayacak.

Kök aylık tuzağı ve taban maaş senaryoları

Sistemin en sorunlu noktası kök aylık garabeti. Mevcut yasal yapı değiştirilmezse ciddi bir kesim sıfır zam riski taşıyor. Çünkü belirlenen oran doğrudan hesaba yatan paraya değil, yalnıza kök aylıklara eklenecek. Erdursun, uygulamanın doğuracağı sonuçlara karşı uyarıyor. Yüzdelik zammın ardından kök aylığı halen belirlenen sınırın altında kalanlar var. Bu kişiler bankadan yine aynı parayı çekecek. Yasal bir düzenleme artık kaçınılmaz görünüyor. Sadece enflasyon farkı hesaba katılırsa en düşük emekli aylığının 23 bin 600 lira ile 23 bin 620 lira seviyesine oturması gündemde. Siyasi bir kararla bu tutarın 24 bin lira veya 25 bin lira düzeyine çekilmesi ise masadaki en güçlü ihtimal. Karar meclisten çıkacak.

Bankaların haziran yarışı kızıştı: En yüksek emekli promosyonu veren bankalar listesi
Bankaların haziran yarışı kızıştı: En yüksek emekli promosyonu veren bankalar listesi
İçeriği Görüntüle

Alım gücündeki erimeye karşı yapısal hamle beklentisi

Tabelalardaki sayısal oynamalar gerçek hayattaki enflasyon yangınını söndürmeye yetmiyor. Uzman isme göre sokaktaki fahiş fiyatlamalar ve kontrol edilemeyen ev kiraları, verilecek zamları çoktan sildi süpürdü. Emeklinin bütçesindeki aslan payını eğitim, sağlık, gıda ve barınma harcamaları yutuyor. Maaşlara yapılacak eklemeler daha banka hesaplarına geçmeden buharlaşacak. Açlık ve yoksulluk sınırı verileri tablonun vahametini gösteriyor. Sadece gelirleri artırarak refah yaratılamıyor. Temel mesele enflasyonun yapışkanlığının kırılamaması. Düşüş eğilimine ilave ekonomik iyileştirmelerin eşlik etmesi gerekiyor. İnsanlar geçici pansumanlardan yoruldu. Vatandaş birkaç puanlık maaş farkı yerine, alışveriş sepetini rahatça doldurabileceği ve kaybettiği alım gücünü geri kazanabileceği kalıcı adımlar talep ediyor. Milyonların tek beklentisi insanca bir yaşam standardına erişebilmek.

Kaynak: Haber Merkezi