Dağların arasına sıkışan ve rüzgar sirkülasyonunun zayıf kaldığı İzmit merkezi, endüstriyel tesislerin yaydığı atık ısı ile birleşince sıcaklık değerlerinde rekorlar kırıyor. Denizin varlığı burada serinletici bir etki yaratmaktan ziyade, buharlaşma yoluyla nemi artırıp havayı daha da ağırlaştırıyor.
FABRİKALARDA SICAKLIK ÖNLEMLERİ
Otomotivden petrokimyaya kadar devasa fabrikalara ev sahipliği yapan ilçede, üretim bantlarında çalışan işçiler mayıs ayının sürpriz sıcağıyla erken yüzleşti. Özellikle döküm, sac şekillendirme ve ağır sanayi tesislerinde iç ortam sıcaklıkları tehlikeli boyutlara ulaştı. Fabrika yönetimleri dev havalandırma tünellerini tam kapasite çalıştırırken, işçi sağlığını korumak adına tuz ve elektrolit takviyesi barındıran içeceklerin tüketimini zorunlu kılıyor. Sanayinin ürettiği sıcaklık, kentin doğal ısısına eklenerek İzmit'i eşi benzeri olmayan bir iklim çemberine sokuyor.
TRAFİKTE SİNİRLER GERGİN
Yüksek nem ve kavurucu sıcak, ilçenin en kronik sorunu olan trafiği daha da çekilmez kılıyor. D-100 karayolunun İzmit geçişinde günün her saati oluşan dur-kalk trafiğinde bekleyen sürücüler, araç klimalarının bile fayda etmediği anlar yaşıyor. Asfalttan yükselen sıcaklık dalgaları, sürücülerin dikkatini dağıtarak ufak çaplı kazalara zemin hazırlıyor. Kent merkezindeki Yürüyüş Yolu'nun asırlık çınarları olmasa, İzmit halkının gün ortasında adım atacak nefes alanı kalmayacak. Belediyenin su tankerleriyle ana arterleri yıkayarak asfalttaki ısıyı kırma çabası, geçici ama mecburi bir çözüm olarak uygulanıyor.