AFAD verilerine göre 10 Ekim 2026 Cumartesi günü saat 22.08’de kaydedilen deprem, Yalova ile İstanbul başta olmak üzere çevre illerde hissedildi. Can veya mal kaybına yol açmayan sarsıntı, Marmara’daki aktif fayların yapısını yeniden gündeme taşıdı.

​1999 İzmit Depremiyle Dikkat Çeken Karşılaştırma

​Sosyal medya hesabı üzerinden teknik değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Osman Bektaş, Yalova depremini 17 Ağustos 1999 İzmit depremi sonrası kaydedilen artçı sarsıntı dağılımlarıyla kıyasladı. Bektaş, geçmiş sismik veriler ile son yaşanan sarsıntının Marmara’daki fay mekanizması ve yer kabuğu kalınlığı açısından iki kritik sonuca dikkat çektiğini vurguladı.

​1. "Marmara’da Deprem Üreten Kabuk Daha İnce"

​1999 yılındaki büyük felaketin ardından Gölcük’ten Çınarcık yönüne doğru gerçekleşen artçı depremlerin giderek daha sığ derinliklerde oluştuğuna işaret eden Prof. Dr. Bektaş, Marmara Denizi’nde deprem üreten gevreklik gösteren yer kabuğunun kara bölümüne kıyasla daha ince olduğunu belirtti. Bölgedeki tüm sismik hareketlerin bu yapısal özellik göz önüne alınarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Resmi Gazete’de Dikkat Çeken Karar! Vergi Sisteminde Değişiklik
Resmi Gazete’de Dikkat Çeken Karar! Vergi Sisteminde Değişiklik
İçeriği Görüntüle

​2. Kırılmayı Duran Etken: Fayın Sürünme (Creep) Davranışı

​1999 depreminde Gölcük’ten Yalova yönüne ilerleyen fay kırılmasının belirli bir noktada durmasını da inceleyen uzman isim, bunun temel sebebinin fayın farklı kırılma dinamikleri ve "fay sürünmesi" (creep) hareketi olabileceğini aktardı.

​Fay Sürünmesi (Creep) Nedir?

Bilimsel literatürde creep olarak adlandırılan fay sürünmesi; fay hattının belirli kesimlerinde enerjinin ani ve şiddetli bir kırılmayla boşalması yerine, fay bloklarının yavaş, sessiz ve sürekli biçimde birbiri kayması durumunu ifade eder.

​"M3,5 Depremi Marmara’nın Zayıf Kabuğunu Destekliyor"

​Prof. Dr. Osman Bektaş, değerlendirmesini tamamlarken sarsıntının büyüklüğünden ziyarde sunduğu tektonik ipuçlarına odaklanılması gerektiğinin altını çizdi. Bektaş yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

​“M3,5 Yalova depremi, Marmara'nın zayıf kabuğu ve sürünen (creep) fayının özelliğini destekleyen bir depremdir.”

​Uzmanların bu değerlendirmeleri, Marmara Denizi altındaki küçük ölçekli depremlerin dahi bölgenin genel sismik risk profilini ve tektonik yapısını anlamak adına hayati bilimsel veriler sunduğunu bir kez daha gösterdi.

Kaynak: Haber Merkezi