Kocaeli'nin İstanbul sınırına dayanan Gebze, Darıca ve özellikle Dilovası şeridi, kentin genel yağış rejiminden adeta aforoz edilmiş, en az yağış gören ve en şanssız bölgeleridir. Körfezin kuzey kıyılarına sıkışmış bu kayalık ve engebeli coğrafya, Marmara Denizi üzerinden gelen yağmur bulutlarının çoğunlukla pas geçtiği, rüzgarların kurutucu bir etki yarattığı bir mikroklimaya sahiptir. Sanayi tesislerinin yoğunluğu ve fabrikaların yarattığı ısı adası etkisi de mikro iklimi bozarak bulutların bölge üzerinde yoğunlaşmasını zorlaştırır, ilçeyi kelimenin tam anlamıyla susuzluğa mahkum eder.

Beton ve Demirin Arasında Kuruyan Doğa
Zaten meteorolojik olarak kentin en kurak bölgesi olan bu hat, bir de yoğun sanayileşmenin getirdiği betonlaşmayla birleşince toprağın suyu emme kapasitesi tamamen yok olmuştur. Çıplak kayalık tepeler ve dar vadiler arasına sıkışmış olan bu bölgede, tarımsal faaliyet yapmak için su bulmak neredeyse bir mucizedir. Yağışın azlığı, havadaki partiküllerin yıkanarak yere inmesini de geciktirdiğinden, bitki örtüsü sürekli bir stres ve kuraklık baskısı altında yaşam mücadelesi verir. Tarım arazilerinin fabrikalarla kuşatıldığı bu zorlu şartlarda gökyüzünden damlamayan su, üretimi adeta durma noktasına getirir.
Kuraklığa ve Sanayiye Meydan Okuyan Tarihi Zeytinler
Tüm bu yağmursuzluğa, kayalık toprak yapısına ve endüstriyel baskıya rağmen, bölgenin bitki örtüsü pes etmemiştir. Gökyüzünün cimriliğine en iyi uyum sağlayan ve bu topraklara kök salan bitki, asırlık zeytin ağaçlarıdır. Özellikle Dilovası'nın Diliskelesi bölgesi ve Gebze'nin kırsal köylerinde susuz tarımla yetişen zeytin ağaçları, kuraklık sayesinde hastalık yüzü görmeden inanılmaz bir dirayet sergilerler. Su görmediği için etlenen ve yağ oranı maksimum seviyeye çıkan bu zeytinlerden, asit oranı son derece düşük, aroması çok kuvvetli zeytinyağları elde edilir. Ayrıca kayalık ve kurak yamaçlarda inatla büyüyen meşhur Hereke kirazı ve çeşitli maki türleri, gökyüzünden damlamayan suya inat, Kocaeli'nin bu en şanssız ve sanayi dumanıyla kaplı ilçelerinde doğanın ne kadar güçlü bir direniş gösterebileceğinin en canlı kanıtlarıdır.




