Sürücüler her gün bu yoğunluğun içinden sağ salim çıkmanın hesabını yapıyor. Ancak körfezin bir yakasında, bu sanayi gürültüsünden ve araç selinden tamamen izole bir yaşam sürüyor.
Karamürsel’de Trafik Işıkları Bile Sakin
Kocaeli genelindeki o bitmek bilmeyen D-100 karayolu çilesi veya Gebze tarafındaki servis karmaşası Karamürsel’in o huzurlu sokaklarına pek uğramıyor. İlçe, körfezin o yeşille mavinin kucaklaştığı köşesinde kalarak sanayi trafiğinin o bunaltıcı yükünden kendini harika bir şekilde sıyırıyor. Burada yola çıkmak demek, devasa tırların arasında yaşam mücadelesi vermek anlamına gelmiyor. Sabah işinize giderken deniz havasını içinize çekerek, gayet akıcı ve açık yollarda ilerliyorsunuz.
Kontak Kapatmak İçin Yer Aramaya Gerek Yok
Endüstriyel şehirlerin en büyük sorunlarından biri, her boşluğun araçlarla dolu olmasıdır. Oysa Karamürsel’in mahalle aralarında veya çarşısında aracınızı güvenle bırakabileceğiniz alanlar her zaman mevcut. Bir kahve içmek için sahile indiğinizde, aracınızı nereye bırakacağınızı dert edip strese girmiyorsunuz. Esnaf için mal indirmek, vatandaş için alışveriş poşetlerini bagaja yüklemek burada bayağı sıradan ve zahmetsiz işler. Kimse arkadan gelip kornaya basarak sizi acele ettirmiyor.
Servis Kuyruklarından Uzak Bir Sabah
Diğer ilçelerde çalışanlar sabahın ayazında saatlerce servis bekleyip, ardından yollarda uyuklayarak mesaiye başlarken; Karamürsel sakinleri güne çok daha dinç bir adım atıyor. İş yeri veya okul ulaşımı o kadar kısa ve sorunsuz ki, trafikte kaybedilecek olan o değerli vakit, sabah evde içilen sıcacık bir çaya dönüşüyor. Bu küçük ama değerli detay, insanların birbirlerine günaydın derkenki ses tonlarına bile o kadar pozitif yansıyor ki, yolların rahatlığının aslında toplumsal huzur anlamına geldiğini hemen anlıyorsunuz.


