Kocaeli Haber

Kocaeli’de mukaddes emanetler sergisi açıldı

Kocaeli’de Ramazan arifesinde maneviyat yüklü bir açılış gerçekleştirildi. Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı ile Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü iş birliğinde hazırlanan “Mukaddes Emanetler ile Ramazan ve Ramazaniyyeler Yazma Eser” sergileri, saat 14.30’da kapılarını açtı. Açılışa Tahir Büyükakın da katıldı.

Loading...

Abone Ol

Program, Seka Sanat İhtisas Merkezi’nde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Ramazan ayı öncesi düzenlenen sergi, hem mukaddes emanetleri hem de asırlık yazma eserleri aynı çatı altında buluşturdu.

Ramazan arifesinde manevi atmosfer

Açılış programında sergilenen eserler ziyaretçilere duygu dolu anlar yaşattı. Özellikle Osmanlı dönemine uzanan ve “Peygamber toprağı” olarak bilinen Kâbe Toprağı büyük ilgi gördü. Sergi alanında Ramazan’ın ruhuna uygun bir atmosfer oluştu.

Mukaddes emanetler görücüye çıktı

Mukaddes Emanetler bölümünde iki adet Sakal-ı Şerif’in yanı sıra Kâbe Toprağı, Yazılı Yemeni (Destimâl-i Şerif), Sanduka Örtüsü ve karanfil muhafazalı pişmiş topraktan yapılmış Zemzemlik yer aldı. Ramazan öncesi sergilenen emanetler, ziyaretçilere derin bir manevi bağ kurma imkânı sundu.

32 yazma eser sergileniyor

“Ramazan ve Ramazaniyyeler Yazma Eserler Sergisi” kapsamında çeşitli koleksiyonlardan seçilen 32 eser sanatseverlerle buluştu. 16. yüzyılda Osmanlı hat ekolünün kurucusu olarak kabul edilen Şeyh Hamdullah’ın hattıyla yazılmış Kur’an-ı Kerim serginin en nadide parçaları arasında yer aldı.

Sergide Fezâil / Ak Ali İzmitî, Hidâye, Hayriyye-i Nâbî, Delâilü’l-Hayrât, El-Câmiʻu’s-Sahîh, Envâru’t-Tenzîl ve Enʻâm-ı Şerîf gibi önemli eserler de bulunuyor.

Sergiler, Ramazan ayı boyunca Pazartesi günleri hariç 10.00 ile 22.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.

Aytar: 784 bin yazma eser envanterimizde

Programda ilk olarak konuşma yapan, TÜYEK Yazma ve Nadir Eserler Dairesi Başkanı Ekrem Aytar, şu ifadeleri kullandı:

“Sergimize hoş geldiniz. Öncelikle bizlere bu fırsatı verdiği için sayın başkanımıza özellikle teşekkür ediyorum. Kurumumuzun emanetlerinde yer alan eserlerden seçmiş olduğumuz 32 adet yazma eseri, Ramazan-ı Şerif münasebetiyle burada sergileme imkânı bulduk. Bu vesileyle tekrar teşekkür ediyorum.

Kurum başkanımız Coşkun Yılmaz’ın da sizlere çok çok selamları var. Programının uygun olmaması nedeniyle katılamadı, bunu özellikle arz etmek isterim. Müsaadenizle bir dakikanızı almak istiyorum kıymetli başkanım, değerli misafirler. Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı dediğimiz zaman bazen ‘Bu nedir?’ diye soruluyor. Biz, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı, 2010 yılında Cumhurbaşkanımızın talimatıyla kurulmuş bir kurumuz.

Kurumumuzda 1928 öncesinde yazılmış el yazması ve nadir eserler yer almaktadır. Türkiye’deki pek çok kurumdan ve müzeden toplanarak özellikle Süleymaniye Kütüphanesi’nde bir araya getirilen yazma eserlerimiz bulunmaktadır. Türkiye’nin farklı şehirlerinde — Konya’da, Edirne’de, Sivas’ta, Kastamonu’da, Çorum’da ve diğer medeniyet merkezlerinde — toplam 17 yazma eser kütüphanemiz vardır.

Bugün envanterimizde yaklaşık 784 bin adet yazma eser bulunmaktadır. Kurum olarak bu eserleri toplamak, korumak, muhafaza etmek, restore etmek, dijitalleştirmek ve kamunun hizmetine sunmakla görevliyiz. Türkiye Yazma Eserler Kurumu’nun internet adresine girildiğinde bu eserlerin yaklaşık 630 binine hiçbir ücret ödemeden erişim sağlanabilmektedir. Kurumumuzda yaklaşık 550 çalışan görev yapmaktadır. Restoratörlerimiz, yazma eser uzmanlarımız ve diğer teknik ekiplerimiz bu kıymetli eserlerin korunması ve gelecek nesillere aktarılması için çalışmalarını sürdürmektedir. Bu çalışmalar, Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy’un destekleriyle devam etmektedir.”

Büyükakın: geçmişle bağ yoksa gelecek de olmaz

Daha sonra konuşan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ise şunları söyledi:

“Şehrimizde her gün başka bir güzelliğe kapı aralanıyor. Pazartesi günü bir sergi gerçekleştirildi. Orada, güzel bir sergi alanında çok kıymetli eserler sergilendi. Burası zaten başka bir sergi açılışıyla açılışını yaptığımız, şehrimize değer katan çok önemli bir sergi alanı. Aynı zamanda bir endüstriyel dönüşüm alanı. Şu anda belki içinde yaşadığımız için farkında değiliz ama Türkiye’nin en büyük endüstriyel dönüşüm alanının içerisindeyiz. Burası eskiden kâğıt fabrikasına ait bir yapıydı. Bugün ise hem moda hem sanat atölyesi haline geldi. Hem modern sanatlarda hem geleneksel sanatlarda çok ciddi atölye çalışmaları yapılıyor. Sergilerin yapılması güzel ama sergilenebilecek eserlerin üretilmesi bir başka güzel. Burası aynı zamanda bir üretim atölyesi. Burada arkadaşlarımız yetkin eğitmenler aracılığıyla eğitiliyor ve çok güzel eserler ortaya koyuyorlar. Hemen arkanızda o atölyeleri zaten görüyorsunuz.

Bugün başka bir vesileyle bir araya geldik. Ramazan ayının hemen arifesindeyiz. Rahmet ayı Ramazan başlıyor. Şehrimizde Ramazan’ın ruhuna uygun bir iklimin oluşturulması için birçok noktada çalışmalar yapıldı. Bunların bir kısmı fiziki düzenlemeler. Manevi hazırlıklarla ilgili olarak il müftümüz ve ilçe müftülerimiz gerekli çalışmaları yürütüyor. Biz de şehre Ramazan’ın geldiğini hissettirmek için ışıklandırmalar ve çeşitli güzelleştirmeler yaptık. Ramazan iklimini yaşatmak istedik. İşte bu sergi de bunlardan biri.

Çok Önemli Bir Hizmet Veriliyor

Az önce daire başkanımızın ifade ettiği gibi Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı gerçekten çok önemli bir hizmet veriyor. O yazma eserler bizim tarihimize açılan kapımız. Bu vesileyle geçmişle bugün arasında bir bağ kurmuş oluyoruz. Bu bağlar çok önemli. Çünkü geçmişle bağınız yoksa geleceğiniz de olmaz. Tarih hafızası olmayan bir milletin geleceğinin olması mümkün değildir. Gelenekle bağ kurmak bizim için bir varlık mücadelesidir, bir varoluş meselesidir. Bu şuurla bakıyoruz. Geçmişle daha sağlam bağlar kurmak için bugün yeni bir kapı aralıyoruz. Burada sergilenen eserler ve yedi yüz binin üzerindeki esere internet üzerinden erişim imkânı sağlanması gerçekten çok kıymetli. Bu vesileyle emeği geçenlere teşekkür ediyorum.

Sayın Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy’a ve bu alanların oluşmasına katkı sağlayan Sayın Cumhurbaşkanımıza ayrıca teşekkür ediyorum. Medeniyetimizin hakkını vermek, geçmişte bıraktığımız eserlerle yeniden bağ kurmak çok önemli. Bu milletin özüyle yeniden buluşması gerekiyor. Bugün bir İngiliz, William Shakespeare’in eserini okuduğunda büyük ölçüde anlayabiliyor. Ama bizler yakın geçmişte yazılmış bazı eserleri bile anlamakta zorlanıyoruz. Eğer gençlerimiz İstiklal Marşı’nı ya da Çanakkale Şehitlerine yazılmış şiirleri sözlük yardımı olmadan okuyamıyorsa, üzerinde düşünmemiz gerekir.

Şehrimizin Tarihine Uzanması Çok Kıymetli

Bu sergi hafızamız açısından çok değerli. Ramazan münasebetiyle mukaddes emanetlerin burada sergileniyor olması da son derece anlamlı. Peygamber Efendimizin kutsal emanetlerinin burada sergilenmesi, o manevi iklime dahil olmamıza vesile oluyor. O’nun ruhaniyetiyle temas kuracağımız bir ortam oluşuyor. Şehrimizin tarihine uzanan bağların kurulması ve yazma eserlerin burada sergilenmesi çok kıymetli. Başta Türkiye Yazma Eserler Kurumu olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Sayın Bakanımıza selamlarımızı iletin, bu eserlerin şehrimizde sergilenmesinden duyduğumuz memnuniyeti ve teşekkürlerimizi kendilerine iletin. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”