İki Çatışmadan Sağ Çıktı, Silah Arkadaşlarını Unutmadı
Şu anda Kocaeli'de kamu personeli olarak görev yapan, evli og bir çocuk babası Yaşar Saral'ın hayat hikayesi tam bir kahramanlık destanı. 1994 yılında Bingöl’ün Genç ilçesinde, 1995 yılında ise Kuzey Irak’ın Metina bölgesinde bölücü terör örgütü mensuplarıyla girilen çetin çatışmalarda iki kez göğsünü siper ederek ağır yaralanan ve terör gazisi olan Saral, şehit düşen can dostlarının adını yaşatmak için harekete geçti. 2022 yılının temmuz ayında evinin altındaki 30 metrekarelik atıl alanı temizleyen gazi, buraya "Şüheda-i Vefa Emanetleri Beka Müzesi"ni kurdu.
Çanakkale’den Günümüz Savunma Sanayiine Uzanan Köprü
Müzede sergilenen bine yakın objenin bir kısmı gazi Saral tarafından kendi maddi imkanlarıyla satın alınırken, büyük bir bölümü ise Türkiye'nin dört bir yanındaki komutanlar, şehit aileleri ve gaziler tarafından "Bizim de adımız bu vefa yuvasında yaşasın" denilerek bağışlandı. Müzenin en dikkat çeken parçaları ise şu şekilde listeleniyor:
111 Yıllık Çanakkale Mirası: 1915 Çanakkale Savaşı’ndan kalma orijinal Mehmetçik süngüleri, Türk ve Fransız askerlerine ait mataralar, Anzak ve İngiliz ordularından geriye kalan mermi çekirdekleri ile şarapnel parçaları,
80 Yıllık Amiral Kılıcı: Türk Deniz Kuvvetleri’ne mensup efsane bir amirale ait denizci subay tören kılıcı,
Kore ve Kıbrıs Emanetleri: Kore Savaşı’nda siperlerde kullanılan askeri miğferler ve 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında Akdeniz'de dalgalanan orijinal bir gemi bayrağı,
Yerli ve Milli Savunma Sanayii: Gençlere ilham vermesi amacıyla yerli imkanlarla üretilen Anka, Bayraktar İHA/SİHA, milli gemiler ve denizaltıların birebir ölçekli maket modelleri.
260 Şehit Anısına “Cennet Bahçesi” ve Mehmetçik Vakfı Vefası
Gazi Yaşar Saral’ın vatan ve bayrak aşkı sadece bodrum katıyla da sınırlı kalmadı. Müzenin yer aldığı evin bahçesini 2023 yılından bu yana adeta ilmek ilmek işleyen Saral, aralarında bölücü örgüt tarafından katledilen şehit öğretmenlerin de bulunduğu 260 aziz şehidimizin anısına bahçeye 260 adet canlı fidan dikti ve buraya "Cennet Bahçesi" adını verdi. Kahraman gazi, gözü gibi baktığı, maddi değer biçilemeyen ama manevi anlamda kentin en büyük hazinesi olan bu evini, müze ve şehit fidanlığı ile birlikte gelecekte de koruma altında kalması amacıyla resmen Mehmetçik Vakfı'na devretti.







