CHP Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Mühip Kanko, Dilovası’nda ikisi çocuk altı kadının yaşamını yitirdiği iş cinayetiyle ilgili olarak TBMM Genel Kurulu’nda hükümeti sert sözlerle eleştirdi. Kanko, yaşanan olayın bir “kaza” değil, açıkça bir iş cinayeti olduğunu vurgulayarak sorumluların hesap vermesi gerektiğini söyledi.
“Bu Bir Kaza Değil, İş Cinayetidir!”
Kanko, Genel Kurul’da yaptığı konuşmada Dilovası’ndaki parfüm deposunda meydana gelen yangında yaşanan ihmaller zincirine dikkat çekti. Açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Dilovası’ndaki ihmal, çarpıklık, denetimsizlik ve sorumsuzluklar silsilesiyle yaşanan yangında, ikisi çocuk olmak üzere altı yurttaşımız taksirle öldürüldü.
Bu bir ‘kaza’ değildir, bu düpedüz iş cinayetidir!
Kadınlar ve çocuklar, denetimsiz, güvencesiz, insanlık dışı koşullarda çalıştırılmıştır. Fabrikalar kâr ettikçe denetimler azaltılmış, emekçilerin canı hiçe sayılmıştır.”
Kanko, işçilerin ölümü karşısında yetkililerin sadece başsağlığı dilemesiyle sorumluluktan kaçamayacağını vurgulayarak:
“Tutuklanan yok, istifa eden yok! Hiçbir yetkili bu cinayetten sıyrılamaz! Herkes bu canların hesabını verecek!” dedi.
“Dilovası Yıllardır Zehir Soluyor”
Milletvekili Kanko, Dilovası’nın yıllardır çevre, halk sağlığı ve iş güvenliği açısından Türkiye’nin en riskli bölgelerinden biri olduğunu hatırlatarak şu değerlendirmede bulundu:
“Dilovası sanayi bölgesi yıllardır zehir soluyor, şimdi de can veriyor.
Biz AKP hükümetinin topluma dayattığı bu kapitalist, vahşi düzeni kabul etmiyoruz! Kadın emeğinin, çocuk işçilerin bu kadar ucuz görüldüğü bir ülke adaletli olamaz!”
Kanko’dan Meclis Araştırma Önergesi
Prof. Dr. Kanko’nun öncülüğünde, Dilovası’ndaki iş cinayetiyle ilgili TBMM’ye bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulması talebi sunuldu. Önergenin gerekçesinde Türkiye’nin iş cinayetleri açısından Avrupa’da birinci, dünyada ilk beş ülke arasında yer aldığı hatırlatıldı.
Önergede şu veriler dikkat çekti:
Son 12 yılda en az 1.590 kadın, 814 çocuk işçi yaşamını yitirdi.
2025 yılı içinde yalnızca Kocaeli'de 74 çocuk ve 114 kadın işçi iş kazalarında öldü.
Kocaeli sanayi bölgelerinde yılda ortalama 300–350 işçi meslek hastalıklarından hayatını kaybediyor.
Dilovası’ndaki 8 Kasım 2025 tarihli patlama ve yangında ölen işçilerle ilgili denetim eksikliği, ruhsat sorunları ve iş güvenliği önlemlerinin yetersizliği de gerekçeler arasında yer aldı.
“Bu Tablo Bir Kader Değil”
Önergede Albert Camus’nün şu sözüne atıf yapıldı:
“Bir ülkeyi tanımak istiyorsanız, insanların orada nasıl öldüklerine bakınız.”
Hazırlanan gerekçede ise şu değerlendirme yapıldı:
“Bu tablo bir kader değil; alınmayan önlemlerin, yapılmayan denetimlerin ve görmezden gelinen uyarıların sonucudur.”
Araştırma Komisyonundan Beklenenler
Önergede kurulacak komisyonun çalışma başlıkları şöyle sıralandı:
Sanayi kentlerinde iş kazalarının nedenleri ve ölüm oranlarının incelenmesi
İş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin uygulanma düzeyinin tespiti
Ruhsatsız, denetimsiz, kayıt dışı tesislerin belirlenmesi
Belediyeler, müfettişlikler, SGK ve ilgili kurumların koordinasyonunun araştırılması
İşçi ailelerine yönelik tazminat ve sosyal güvence mekanizmalarının geliştirilmesi
6331 sayılı kanunun uygulama eksikliklerinin tespiti
Kocaeli’de son beş yılda meydana gelen iş kazaları ve ölüm verilerinin incelenmesi
Yanıcı ve tehlikeli maddelerle çalışan tesislerin denetim geçmişinin araştırılması
İşçilerin sendikal örgütlenme düzeyi ve meslek hastalıklarının değerlendirilmesi
Komisyonun ayrıca Kocaeli’de çevre ve halk sağlığını tehdit eden sanayi risklerini de incelemesi planlanıyor.
“Bu Sistem Çökmüştür”
Sonuç bölümünde Kanko şu ifadeleri kullandı:
“Kocaeli’de yaşanan ve altı işçinin yaşamını yitirdiği yangın faciası, yıllardır uyarılara rağmen önlem alınmayan bir sistemin çöküşünü simgelemektedir.
İş kazaları bu ülkenin kaderi değildir ve olmamalıdır.
TBMM’nin bu alanda araştırma komisyonu kurması, toplumsal adalet ve insan onuruna yakışır çalışma yaşamı için zorunluluktur.”





