Kandıra Dalca Köyü Muhtarı Mehmet Efe, köylerinin 1892 yılına uzanan Bulgaristan göçü hikayesini, isminin kökenini ve Kandıra’daki "Muhacir" kültürünü anlattı.

20260717 112239(0)

​Sinekten Kaçıp Ormana Sığındılar, Dağlıca’dan "Dalca" Oldular

​Köylerinin kuruluş öyküsünün 130 yılı aşkın bir süre öncesine dayandığını belirten Muhtar Mehmet Efe, atalarının burayı nasıl yurt edindiğini şu sözlerle aktardı:

Başpehlivan Seçkin Duman İçin Kandıra Tek Yürek!
Başpehlivan Seçkin Duman İçin Kandıra Tek Yürek!
İçeriği Görüntüle

​"Bizler Bulgaristan göçmeniyiz. Atalarımız 1892 yılında Bulgaristan'dan buralara göç etmiş. İlk geldiklerinde deniz kenarı taraflarına gitmişler ancak orada çok sivrisinek olduğu için daha iç kısımlara doğru çekilmişler. Ormanlık ve korunaklı bir bölge olduğu için de bugünkü köyümüzün bulunduğu yere yerleşmişler. İlk geldikleri dönemde geçimlerini ormanda kömür yaparak sağlıyorlarmış."

​Köyün isminin zamanla uğradığı değişime de değinen Efe, "İlk yerleşildiğinde buraya 'Dağlıca' ismi verilmiş. Ancak daha sonra söylene söylene, daha kısa ve pratik olduğu için vatandaşlarımız tarafından 'Dalca' olarak benimsenmiş" dedi.

​"Manavlar Arasındaki Nadir Muhacir Köylerinden Biriyiz"

​Kandıra genelinde yerli Türkmen halkı olan Manav kültürünün hakim olduğuna dikkat çeken Muhtar Efe, ilçedeki göçmen (Muhacir) köylerinin sayısının oldukça az olduğunu belirtti:

​"Kandıra'da genellikle Manav vatandaşlarımız hakimdir. Bu koca Manav nüfusunun arasında Muhacir köyü olarak bir bizim Dalca Köyü var, bir de Kabaç Köyü var. Kandıra genelinde Muhacir olarak herhalde başka da köy yoktur. Bizler bu bölgede kültürümüzü yaşatmaya devam ediyoruz."

I M G 20260717 W A0091

​Çiftçilik Az, Fındıkçılık Yaygın

​Köyün bugünkü sosyo-ekonomik yapısına dair bilgiler de paylaşan Muhtar Mehmet Efe, Dalca'da geleneksel geniş çaplı çiftçiliğin ve hayvancılığın pek kalmadığını, köy halkının daha çok kendi çapında fındık bahçeleriyle ilgilendiğini ve geçimini bu şekilde sürdürdüğünü ifade etti.

​Dalca Köyü, Kandıra’nın ortasında koruduğu Balkan esintileriyle, ilçenin kültürel zenginliğinin en önemli parçalarından biri olmaya devam ediyor.

Muhabir: Fatıma Nur Uçar