Soruşturma dosyasındaki gizli tanık ifadelerinde ve bazı şüpheli beyanlarında Yılmaz’ın, belediye içerisindeki bazı kilit isimlerle bağlantılı olduğu öne sürülmüştü. İşlettiği çay ocağının "gizli toplantı adresi" olduğu ve belediye bünyesindeki personel yerleştirmelerinde rol oynadığı yönündeki iddialar, operasyon sürecinde Yılmaz'ın tutuklanmasına gerekçe gösterilmişti.
“KİMSEYE RÜŞVET VERMEDİM, SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENİM”
Tutuklanmasının ardından mahkemedeki savunması basına yansıyan ve hakkındaki tüm iddiaları kesin bir dille reddeden Cemil Yılmaz, ifadesinde şu ifadelere yer vermişti:
"Murat Hürriyet benim üniversiteden okul arkadaşımdır. Aramızdaki HTS kayıtları tamamen bu kişisel dostluğumuzla alakalıdır. İsnat edilen suçlamaları kabul etmiyorum; ben kimseye rüşvet vermedim. Tutuklanmam halinde ailecek hem maddi hem de manevi olarak büyük mağduriyet yaşayacağız. Şu anda sözleşmeli öğretmen olarak çalışmaktayım ve kadroya geçiş sürecim 30 Ağustos’ta başlayacaktı. Tutuklu kaldığım her gün bu mesleki fırsatı kaçırma riskiyle karşı karşıyayım. Suçsuzum, serbest bırakılmamı talep ediyorum."
AVUKATINDAN "HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA AYKIRI" DEFANSI
Yılmaz'ın avukatı da müvekkilinin İzmit'te Fethiye Caddesi gibi kentin en işlek noktalarından birinde çay ocağı işlettiğini belirterek, böyle açık bir alanda "gizli toplantı" yapılmasının fiilen imkansız olduğunu vurgulamıştı. HTS kayıtlarının tek başına suç delili sayılamayacağını savunan savunma makamı, tahliye talebinde bulunmuştu.
Mahkemenin verdiği tahliye kararıyla birlikte cezaevinden çıkan Cemil Yılmaz hakkındaki adli süreç tutuksuz olarak devam edecek. Geniş çaplı soruşturmada ise hukuki sürecin seyri yakından takip ediliyor.




